|
|
ADET KANAMASI
Ergenlik döneminde beyinden gelen uyarılar, yumurtalıklardan östrojen ve progesteron adı verilen hormonların salınmasını sağlar. Adet siklusu bu hormonlar tarafından düzenlenir. Kız çocukları doğduğunda yumurtalıklarında 400.000 civarında yumurta vardır. Doğumdan ergenlik dönemine dek geçen sürede yumurtaların bir kısmı dejenere olur. Ergenlik ile birlikte her ay bir yumurta olgunlaşarak atılır. İlk adet kanamasına menarş denir. Adet kanaması 9-16 yaşları arasında başlar.
Üreme çağında olan bir kadında ortalama 28 günde bir tekrar eden sürece adet döngüsü adı verilir.
Adet kanamasını tarif etmek için dilimizde halk arasında farklı ifadeler
kullanılmaktadır. Bunlar arasında en sık rastlanılanları "aybaşı olmak",
"adet olmak", "adet görmek", "regl olmak", "menstruasyon kanaması
görmek" (menstruasyon İngilizce'de adet kanamasının tam karşılığı olan
menstruation kelimesinden dilimize aktarılmıştır), "mens olmak", "kanama
görmek", "peryod" ve "hastalanmak" ifadeleridir. Daha ender rastlanan ve
olayın tam karşılığı olmaktan uzak olanlar ise "kirlenmek" ve "renkli
olmak" şeklinde olanlardır.
Adet döngüsü veya siklus, son adet tarihinin ilk gününden bir sonraki
adet tarihinin ilk gününe kadar geçen zamanı ve bu zaman içinde kadın
vücudunda gerçekleşen olayları ifade eder.

Bir adet döngüsü kadında genellikle 28 gün sürmekle birlikte 21 ile 35
gün arası normalin alt ve üst sınırlarıdır. Adet kanaması ortalama 4 gün
devam eder ve 1 ile 7 gün arası normalin alt ve üst sınırları olarak
kabul edilir. Adet kanaması esnasında 20 ile 80 mililitre arasında
miktarda kan kaybedilir.
Adet döngüsü ergenlik döneminden, yumurtalıklarda olgunlaşabilecek
yumurta hücrelerinin tümüyle tükendiği menopoz dönemine kadar devam
eder. Bu zaman dilimi içerisinde gebelik döneminde ve emzirmenin devam
ettiği sürenin büyük kısmında geçici olarak duraklar.
1–14.Gün; Bu günler siklusun östrojen fazı olarak da adlandırılır. Adet
kanamasının başladığı ilk gün östrojen en düşük düzeydedir. Hipofiz
bezine gönderilen sinyaller ile FSH adı verilen hormon salınır, bu
hormon yumurtalıklardan östrojen üretimini uyarır.
1. Gün; Adet kanaması başlar. Miktarı önemli olmamakla birlikte
kanamanın başladığı ilk gün siklusun 1. günü olarak sayılır. Kanama
genellikle 28 günde bir görülür. Bu dönemde yumurtalıklardan salınan
yumurta döllenmediği taktirde rahmin iç tabakası ile beraber atılır.
Adet kanamasının başladığı ilk gün sancılı geçebilir.
2– 5. Gün; Kanama giderek azalır.
6. Gün; Kanama durur, bu arada yumurtalıktaki folikül adı verilen kese
içinde bulunan yumurta büyümeye devam eder.
7–12. Gün; Yumurtayı içinde bulunduran kesecik büyür ve östrojen üretimi
devam eder. Rahmin iç tabakası giderek kalınlaşır.
13–14.Gün; Ovulasyon (yumurtlama), olgunluğa erişen yumurtanın
yumurtalıklardan salınmasıdır. Bu dönemde cinsel ilişkide bulunulursa
gebelik gerçekleşebilir. Yumurtlamanın gerçekleştiği günlerde karnın alt
kısmında ve kasıklarda hafif ağrı olabilir. Çok az kanamanın da
görülebildiği bu günlerde vücut ısısı artar.
15–28. Gün; Adet siklusunun ikinci yarısında yumurtalıklardan
progesteron adı verilen hormon salınır. Progesteronun etkisi ile rahmin
iç tabakası kalınlaşarak gebeliğe hazırlanır.
15–18.Gün; Yumurtalıklardan salınan yumurta tüpler aracılığı ile rahme
gelir. Bu arada östrojen düzeyi düşmeye başlar ve yumurtalıklardan
progesteron adı verilen hormon salınır.
19–20.Gün; Rahim gebeliğe hazırdır. Progesteron endometrium adı verilen
rahmin iç tabakasının kalınlığını arttırır. Premenstrual sendroma da
neden olan bu hormon duygusal değişikliklere ve ciltte bozukluklara
neden olur.
21–28.Gün; Progesteron ve östrojen yüksekliği devam eder. Bunlar
göğüslerde ağrı ve hassasiyete, vücutta şişliğe, belli gıdalara karşı
aşırı istek duyulmasına neden olur. Tuzlu gıdalar yendiğinde şişlik
artar. Yumurta döllenmediği zaman gebelik oluşmaz, progesteron ve
östrojen düzeyi azalır ve adet kanaması başlar.
Adet kanamasının amacı her adet döngüsünde oluşabilecek muhtemel bir gebeliğin yerleşebilmesi ve uygun şartlarda gelişebilmesi için rahim iç tabakasının "tazelenmesi" olarak değerlendirilebilir.
İlk "Adet Kanaması"
Çocukluk çağından ergenlik çağına geçiş döneminde, ortalama olarak 12.5
yaşında kız çocuğu ilk adet kanamasını görür. Bu "ilk kanama" henüz
yumurtlama süreci devreye girmediğinden, gerçek ve düzenli aralıklarla
oluşan bir adet kanaması olmaktan uzaktır. Kız çocuğunun hormon salgı
mekanizmaları ve genital organları olgunlaştığında yumurtlama süreci de
başlar ve oluşan adet kanamaları, adet döngüsünün bir parçası olarak
düzenli hale gelir.
Adet Kanamasının Ay İle
İlgisi Var mı?
Kadınların bir kısmı adet kanamasını "aybaşı" olarak tarif ederler. Bu,
insanoğlunun ay ile kadının adet döngüsünü çok önceden beri
ilişkilendirdiğini gösteren önemli bir bulgudur. Aynı ilişkilendirme
yabancı dillerde de yaygındır.
"Menses" Latince'de "adet kanaması" anlamına gelmekle beraber yine bu
dilde aynı zamanda "ay" anlamına gelen "mensis" kelimesinin çoğuludur
yani "aylar" anlamına da gelmektedir. Bu kelime Latince'ye muhtemelen
Yunanca'da "ay" anlamına gelen "mene" kelimesinin aktarılmasıyla
türetilmiştir.
Ay ile adet döngüsü ve kanaması arasındaki en önemli benzerlik dünyanın
uydusu olan Ay'ın da aynen adet döngüsü gibi kendine özgü bir döngüsü
olmasıdır. Bu döngünün başından sonuna doğru ay dünyamızda farklı
şekillerde görünür. Ay'ın bir döngüsü 29.5 gün sürer ve bu döngüde bir
şaşma olmaz.
Bazı kültürlerde tüm kadınların aynı zamanda adet gördüklerine ve
kadınların hepsinin Ay ile birlikte çeşitli ruhsal ve bedensel
evrelerden geçtiklerine inanılmaktadır. Bilimsel olarak kanıtlanmamış,
ancak Amerikan halkının kullandığı bir yönteme göre adet düzensizliği
olan kadınlar odalarında ay ışığını temsil eden hafif bir ışığı açık
bırakarak uyumakta ve iddialarına göre adetleri düzene girmektedir. Yine
eski bir Amerikan geleneğine göre adet sorunları olan kadınlar ayla
konuşmaktadırlar.
|
|
