ÇOCUKLARDA REFLÜ
Reklamlar
Reklamlar
Gastroözofageal reflü hastalığı
yada toplumda genel olarak sağlık mesleği dışındaki kişilerin
tanımladığı şekliyle "reflü hastalığı" mide içeriğinin yemek borusuna (özofagus)
geçişi olarak tanımlanabilir. Yemek borusuna geçen mide içeriğindeki
asit, parçalayıcı sindirim salgıları (enzimler) yemek borusunda yangı ve
ciddi hasara neden olur. Bunun nedeni bu maddelere karşı mide yüzeyi
dirençli olduğu halde, yemek borusunda bu dirence sahip olacak hiç yapı
olamaması ve son derece zayıf olmasıdır. Hatta yemek borusuna geçen bu
mide içeriği daha yukarılara gelerek yutak (farenks), burun tabanı (nazofarenks),
kulaktan gelen öztaki borusu başlangıcına kadar ulaşabilir. Tabii ki
buraya ulaşan mide içeriği küçük miktarlarda ses tellerinin bulunduğu bu
bölgeye en yakın yer olan gırtlak (larikns) bölgesine gelir ve buradan
bronşlara kaçar. Hatta bazen buraya kadar gelen mide içeriği, buraya
gelinceye kadar yemek borusunda ciddi bir harabiyet ve şikayete neden
olmaz. Ancak ciddi gırtlak, bronş ve akciğer şikayetlerine neden
olabilir.
Çocukluk Çağı Açısından Gastroözofageal Reflü Hastalığı
Gastroözofageal reflü hastalığı yada toplumda genel olarak sağlık
mesleği dışındaki kişilerin tanımladığı şekliyle "reflü hastalığı" mide
içeriğinin yemek borusuna (özofagus) geçişi olarak tanımlanabilir. Yemek
borusuna geçen mide içeriğindeki asit, parçalayıcı sindirim salgıları
(enzimler) yemek borusunda yangı ve ciddi hasara neden olur. Bunun
nedeni bu maddelere karşı mide yüzeyi dirençli olduğu halde, yemek
borusunda bu dirence sahip olacak hiç yapı olamaması ve son derece zayıf
olmasıdır. Hatta yemek borusuna geçen bu mide içeriği daha yukarılara
gelerek yutak (farenks), burun tabanı (nazofarenks), kulaktan gelen
öztaki borusu başlangıcına kadar ulaşabilir. Tabii ki buraya ulaşan mide
içeriği küçük miktarlarda ses tellerinin bulunduğu bu bölgeye en yakın
yer olan gırtlak (larikns) bölgesine gelir ve buradan bronşlara kaçar.
Hatta bazen buraya kadar gelen mide içeriği, buraya gelinceye kadar
yemek borusunda ciddi bir harabiyet ve şikayete neden olmaz. Ancak ciddi
gırtlak, bronş ve akciğer şikayetlerine neden olabilir.
Çocuklarda Reflü Meydana Gelişi
Yenildikten sonra yutulan besin içeriği veya tükürük kitlesel olarak
yemek brorusun kasılma hareketleri ile yavaş yavaş ilerleyerek yemek
borusunun alt ucuna gelir. Yemek borusunun tam mideye bağlanma yeri (ki
burası göğüs kafesi içinde kalır) bir borunun diğer ucu gibi düşünülse
de normalde kapalıdır. Bunu göğsümüzde nefes alırken negatif basınç,
midenin üst kısmında (fundus) biriken gaz ve diyafragma kaslarımızın
oraya yaptığı kıskaç rolü sağlar. Biz buna "kardioözofageal sfinkter"
(KÖS) diyoruz, halk arasında ise "mide kapakçığı" olarak bilinir. Bir
kapakçık değildir. Bu kapalı olan uç mide içeriğinin yemek borusuna
geçmesini önler, ama yemek borusundan gelen besinleri ve tükürüğün
mideye geçmesine izin verir. Yani yemek borusundan mideye doğru tek
yönlü bir valf gibi çalışır. Eğer bu KÖS'ün olduğu noktadaki kaslar
bebeklerde olduğu gibi tam gelişmemişse, buraya basınç uygulanırsa ya da
gevşemesine neden olacak besin ya da ilaç alınırsa, bu noktavi bölge
biraz aşağıda olursa ya da yukarı çekilirse buranın mekanizması bozulur.
Böylelikle mide içeriği yemek borusuna geçer.
Reflü Hastalığı nedir?
Mideden yemek borusuna geçen (reflü olan) mide içeriğinin yukarıda
belirtilen yerlere ulaşarak o bölgelerde (yemek borusu yüzeyi, yutak,
ses tellerinin olduğu gırtlak, bronşlar) hasar, yangı, irritasyon
oluşturması ile çocukda o bölgeye ait ortaya çıkan bulgulara "Reflü
Hastalığı" denir. Ancak reflü olmasına rağmen bu bulgular her çocukda
çıkmayabilir. O zaman bulgusuz reflü vardır. Ama bu potansiyel bir
hastalık demektir.
Çocuklarda Reflü Hastalığı: Her Reflü Hastalık mıdır?
Mide ile yemek borusu arasında normal sağlıklı durumalarda da reflünün
var olabileceğini yukarıda belitmiştik. Çünkü yutulan lokma veya
tükürüğün mideye geçisi esnasında KÖS açılır ve bu sırada özellikle dolu
bir mide ya da mide üst kısmında salgı varsa bir miktar yemek borusuna
geçiş olur. Ama bunun miktarı az ve süresi kısadır. Yemek borusu bunu
kasılarak mideye atar ve kendini temizler. Ancak buradaki KÖS'in
çalışmasını bozacak yapısal neden yada fonksiyonu bozacak bir ilaç,
besin vs kullanımı varsa temizleme uzun yada yetersiz olur. Süre uzun
olursa reflü içeriği yemek borusunun ilk başlangıç kısmına (orafarenks)
ve üst solunum yoluna oradan da gırtlak ve bronşlara kadar gider. Bu
gidiş esnasında asit ve sindirici enzim içeren reflü içeriği önce yemek
borusunun son derece zayıf, dirençsiz olan yüzeyini (mukozasını)
dejenere eder. Yüzey (mukoza) harap olunca altındaki sinir uçları açığa
çıkar ve bu da midenin hemen üstünde yanma vb bulgulara neden olur.
Komşu organ olan kalp önünde de yanma olabilir ve bu kalp ağırısı ile
karşabilir. Tam mide çıkışı yani dışarıdan KÖS'e uyan yerde en çok
dejenerasyon ve yangı görülür. Bu yangı nedeniyle olan şişlik KÖS'ün
kapanmasını daha da bozar. Bu yangı uzun sürerse bu önemli noktavi
bölgenin (KÖS) daha yukarı kaymasına neden olur. Bu KÖS'ün kapanmasını
daha da engeller. Daha yukarı bölgelere giden reflü içeriği hangi
bölgede yangı oluşturusa orada bulgulara neden olur. Ancak ilginçtir ki
her reflü olan çocukda reflü içeriği aynı olsa da aynı yangısal
değişiklikler görülmeyebilir. Hatta bir çocukda yemek borusunda yangı,
diğer çocukda yutak ve bir diğer çocukda yalnızca bronşlarda olabilir.
Bunun nedeni her çocuğun genetik yapıdaki farklılıktan dolayı yemek
borusu ve yemek borusuna olan kaçağın etkileyeceği yüzeylerin (boğaz,
gırtlak, bronş�) direnci ve duyarlılığındaki değişik özellikleridir. Bu
nedenle her çocuğun reflüye ait klinik bulguları farklılık gösterebilir.
Hatta reflü olmasına rağmen bulgular yani hastalık tabi "reflü
hastalığı" olmayabilir.
Çocuklarda Reflü Hastalığının Oluşumuna Neden Olan Faktörler
Çocuklarda reflünün meydana gelişi ve reflü hastalığı için belki de en
önemli faktör gelişimsel özellikleridir. Bu çocuğun büyüyen ve
olgunlaşan bir varlık olması ile alakalıdır. Boyunun uzaması,
ağırlığının artması ve zihinsel fonksiyonlarının gelişmesi gibi yemek
borusu, mide ve barsakları da büyür, gelişir ve fonkisyonları
olgunlaşır. Bu nedenle gelişim evrelerinde reflü o gelişim evresine göre
değerlendirilmeli ve anlam verilmelidir. Normal bir erişkinde mide ve
yemek borusu bağlantısı dikey hatta gelen bir boruya (yemek borusu)
yatay bağlanan bir balon gibidir. Mide içeriğinin KÖS ve çevresine
ulaşması zordur. Ayrıca mide en üst bölümünde (fundus denir) yutularak
biriken hava basınç ile KÖS'ün kapatılmasına yardımcı olur. Ama yeni
doğmuş bir bebeğin midesi yemek borusunun hemen hemen dikeye yakın devam
eden "J" hafi şeklindeki bir parçası gibidir. Bu nedenle çok kolay reflü
olabilir. Ancak bebek anne sütü aldığı için ve mide kısa sürede
boşaldığı için bu sorun olmaz. Tabii ki bunun yaratılış itibarıyla bir
önemi vardır. Midenin yemek borusunun devamı şeklinde olması henüz tam
kasılıp lokmayı ilerletemeyen yemek borusundan kolayca sütün mideye
ulaşmasını sağlamaktır. Yaş ilerledikçe mide daha yatay duruma geçer.
Ama bunun tam olarak erişkine yakın hale gelmesi 2 yaşını bulur. Bu
arada çocuğun 4-6 ay civarında oturmaya başlaması karın ve dolaylı
olarak mideye bası ile mide içeriğinin direk reflü olmasına neden olur.
Hatta anneler bebeğin her beslenmeden sonra artık daha sık ve biraz daha
fazla ağızlarından artık süt geldiğini söylerler. Bu nedenle oturmaya
başlanılan 4-7 ayda reflü artar. Hatta daha çok hareketin olduğu 9-10.
aya doğru en üst sıklıkta olur. Kilolu bebeklerde dolaysıyla daha çok
reflü olur. Ama 1 yaşında çocuğun yürümesi ile reflü hızla azalır. Çünkü
mide üzerindeki baskı kalkar ve pozisyonu daha da iyidir. Ayrıca
diyafram kasları ve yemek borusu kasları daha iyi çalışır. Yemek borusu
lokmayı ve tükürüğü en üst yutaktak başlayıp aşağıya kadar önce kasılıp
sonra gevşeyerek ite ite KÖS'e getirir. Buradan da KÖS açılarak mideye
geçer. Bu esnada çok dolu veya basınç altında bir mide varsa reflü olur.
İşte iri bebek, kilolu çocuklar yada sıkı giyimli çocuklarda reflü
nedeni budur. Ayrıca modern yaşamla birlikte çocukların yeme
alışkanlıklarındaki değişiklikler, çevresel ortamın etkileri ve
kullanılan ilaçlar da KÖS fonksiyonunu bozarak reflü ve reflü
hastalığını arttırmaktadır. Sigara dumanı ile yoğun karşılaşma en
önemlilerinden birisidir. Ayrıca kola, ketçap, mayonez, pizza,
gazlı-asitli içecekler ve bol katkı maddeli besinler KÖS fonksiyonunu
bozarak reflüye neden olur. Ayrıca inek sütü alerjisi ve diğer besin
alerjilerinde de reflü çok belirign artar. Daha az ama belki en ağır
reflü nedeni ise doğumdan gelen ve sonradan kazanılan bazı
hastalıkladır. Beyin-sinir hastalıkarı, zeka geriliği ile giden
hastalıklar, kas hastalıkları, genetik hastalıklar da en ağır reflü
nedenleridir.
Çocuklarda Reflü Hastalığının Sıklığı
Çocuklarda, GÖR en sık yemek borusu hastalığıdır. 6 aydan küçük
bebeklerin %40'nda, 6-9 ayda % 40-70'inde var olduğu düşünülmektedir. Bu
sıklık giderek azalarak % 10 a düşer. Ancak yukarıda da belirtildiği
gibi reflü ancak yakınmaları ortaya çıkardığında Gastroözofageal Reflü
Hastalığı (GÖRH) olarak adlandırılır. Bu durum bebeklerin 1/300'ünde
ortaya çıkar. Daha büyük çocuklar için net rakamlar yoktur. Ancak
reflünün tüm çocuklar arasında % 15 oranında bulunduğu ve reflü
hastalığının ise çocukların % 3-5'inde var olduğu tahmin edilir. Ama bu
bir tahmindir. Teşhisine ait problemler, doğru olmayan teşhislerle
gereksiz ilaç kullanımları bu oranın kesinliğini ortadan kaldırmaktadır.
Çocuklarda Reflü Hastalığının Bulguları
Ne zaman reflülü çocukda reflü hastalığından şüphelenelim ? Bu aile için
de doktor için de bir sorundur. Çünkü ailenin yakınmasını anlatamayan
bir bebek ve çocuğunda böyle bir şeyi düşünmesi pek olası değildir. Bu
konuda ancak magazinel bilgilere sahiptir. Doktor için ise ? Maalesef
bebeklerde özellikle olmak üzere çocuklarda da doktor arkadaşlarımız bu
teşhiş için hangi aşamada düşünülmesi gerektiğine karar vermekte
zorlanmaktadır. Çünkü hastalık bir mide-barsak yakınması olduğu halde
bazen hiçbir bulgu olmadan doğrudan nefes yolu yada boğaz bulguları ile
ortaya çıkabilmektedir. Hatta solunum yakınmaları (astım ..vs) da
reflüye ve reflü ise solunum bulgularına neden olur. Yani "tavuk mu
yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan ???" denebilir buna. Bu nedenle
reflüye ait bulguları çocuklarda yaş gruplarına göre sınıflayarak göz
önüne almak gerekir.
Bebeklerde reflü hastalığı sıklıkla kusma, huzursuzluk, kilo kaybı ile
çıkar. Çünkü mide içeriğinin yemek borusuna geçişi özellikle yatar
pozisyonda olur ve geçince orada oluşturduğu tahrişi çocuk ağlayarak
belli eder. Bazen çocuklar ağlayarak geceleri uyanır. Bazen bu reflü
yutağa kadar gelerek öztakiyi etkiler ve yineleyen kulak iltihapları ile
de çıkabilir. Bazen ise sadece kronik ses kısıklığı, öksürük ve
hırıltılı nefes alıp verme tek bulgu olabilir.
Erken çocukluk dönemi dediğimiz oyun çocukluğu (okul öncesi) döneminde
ise çocuklarda sıklıkla karın ağrısı, mide bulantıları, midede yanma,
göğüsde kalp bölgesinde yada iman tahtası denen orta hatta ağrı
olabilir. Ancak bu yakınmalar hiç olmadan kronik ses kısıklığı, öksürük,
sinüzit olarak çıkabilir. Hatta yalnızca yineleyen bronşit ile astım
benzeri tablo ile gelebilir. Hastalar yıllarca astım teşhisi ile tedavi
almış olabilir.
Okul çocukluğu döneminde ise yine sıklıkla karın ağrısı, mide
bulantıları, midede yanma, göğüsde kalp bölgesinde ya da iman tahtası
denen orta hatta ağrı olabilir. Ancak burada daha yüksek orandaki
çocukda ise daha çok kronik ve astım bulguları ve ayrıca ses kısıklığı,
sinüzit olarak çıkabilir. Hatta yalnızca astım tablosu olabilir. Bu
nedenle tedaviye dirençli ya da sürekli nüks eden tüm larenjit, kulak
iltihabı, astımda, hele alerjisi yoksa reflü hastalığı akla gelmelidir.
Daha büyük çocuklarda ise karın ağrısı, mide yanması ve ağza acı su
gelmesi net tarif edilebilir. Ancak bu çocuklar sıklıkla maaleasef
gastrit ve ülser teşhisleri ile tedavi ve izlem alır. Geçici düzelmeler
olur ama sürekli nüks eder. Bu mide barsak bulguları yanında çok sık
oranda ses kısıklığı yakınları vardır. Hatta bunların gırtlağına bakınca
orada reflünün yaptığı harabiyet net bir şeklide görülür. Bu nedenle
özellikle alerjisi olmayan tedaviye dirençli ya da sürekli nüks eden tüm
larenjit, kulak iltihabı ve astım da reflü hastalığı akla gelmelidir.
Gece midede ekşime, yanma ve göğüs ağrısı ile uyanabilirler.
Çocuklarda Reflü Hastalığının
Teşhisi Nasıl Konur
Teşhisde her zaman bütün çocukluk çağı hastalıklarında olduğu gibi
anne-babadan şikayetleri çok iyi bir şeklide dinledikten sonra şüphe
duyuluyorsa tetkike geçilir. Ama her kusan veya kilo alamayan çocuk
reflü demek değildir. Hele bebeklerde çok sık oranda beslenme hataları
kusma ve kilo alamamaya neden olabilir. Reflü düşünülen hastada eğer
yapısal bir anormallik düşünülüyorsa ilaçlı mide-barsak filmi (özofagus-mide
duodenom grafisi) çekilebilir. Sintigrafik olarak nükleer tıp metodu
kullanılabilir. Ancak bu yöntemin güvenilirliği ve hassasiyeti pek kabul
görmez. Ancak bu gün için eğer gerçekte reflü düşünülüyorsa yapılacak en
önemli test çocuğun yemek borusun çok ince bir kablo ucu (prob) koyarak
mideden gelen asiti ölçebilen cihazla ölçüm yapmaktır. Buna "24 saatlik
ph monitorizasyonu" denir. En kıymetli testtir. Ancak yemek borusundaki
basınç, kasılma ..gibi fonksiyon ve testlere bakan diğer yöntemler de
vardır.
Çocuklarda Reflü Hastalığının Tedavisi
Reflü hastalığında tedavisinin temel amacı yakınmaları gidermek ve yemek
borusundaki veya diğer bahsedilen bölgelerdeki yangıyı iyileştirmektir.
Tedavisinde 4 önemli yöntem uygulanır:
-Yaşam koşulları ve beslenmenin düzenlenmesi
-İlaç tedavisi
-İzlem ve koruyucu önlemler.
Cerrahi tedavi
Yaşam koşullarının değiştirilmesine yönelik önlemler tedavinin ilk
basamağını bu önlemler oluşturmaktadır. Öğün miktarlarının küçük
tutulması, ideal vücut ağırlığının korunması, akşam yemeklerinin
yatmadan en az 2 saat önce yenmesi, yemeklerden sonra en az 1 saat yatar
pozisyon alınmaması, yüksek yastık kullanılması önlemler arasında yer
alır. Bunun dışında gaz ve asit içeren gıdalar, domates, gazlı
içecekler, kola, kahve, yağlı gıdalar, çikolata tüketiminden
kaçınılmalıdır. İlaç tedavisinde KÖS kasılmasını arttıran ve mide asid
salgısını azaltan ilaçlar reflü hastalığının hem tipik hem de atipik
bulguları için en sık ve en etkin olarak kullanılan ilaçlardır. KÖS
kasılmasını arttıran ilaçlar yemek borusunun hareketini düzenler. Ama
tümü çocuğun yaşına uygun ve etkili olanlardan seçilmelidir ve bunu
doktor yapmalıdır. Tıbbi tedavi ve önlemlerle bulgulara hakim olunamayan
ve bunun yanında ciddi geriye dönüşümsüz zararlara yol açan hastalarda
cerrahi tedavi (ameliyat) düşünülebilir. Bu ameliyat oldukça basittir.
Hatta kapalı ameliyat sistemleri (laporoskopik) ile de yapılabilir.
Ancak hem tıbbı tedavi hem de cerrahi tedavilerde nüks söz konusu
olabilir. Bu nedenle reflülü çocuklar uzun süre izlenmeli, koruyucu
önlemler devam ettirilmeli ve yaşam tarzına ait düzenlemeler
sürdürülmelidir.
kaynak:www.pediatriklinigi.com
Doç. Dr. Hasan YÜKSEL
Reklamlar












