DOĞUM EVRELERİ
Reklamlar
Reklamlar
Bebeğinize kavuşmak için
sabırsızlanıyorsunuz. Bir yandan da hangi doğum yöntemini seçeceğiniz
konusunda kararsızsınız. İşte bu bölüm size aradığınız yanıtı verecek.
Doğumla ilgili tüm merak ettikleriniz burada.
Normal doğum üç evreye bölünür. İlk evre sancılardır.Bununda erken,
aktif ve geçiş aşamaları vardır ve rahim ağzının tam olarak açılması ile
sonlanır bu evre. İkinci evre doğumdur ve bebeğin doğması ile
sonlanır.Üçüncü evre plasentanın çıkmasıdır.Tüm bu süreç ilk kez anne
olanlar için yaklaşık 14saat, daha önce çocuk doğurmuş olanlar için
yaklaşık 8 saat sürer.Bazı kadınlar ilk kasılmalar hafif veya sancısız
olduğu için ilk evrenin ikinci hatta üçüncü aşamasına kadar doğumun
başladığını anlamayabilir. Sancı evresinin üçüncü aşaması rahim ağzının
10 cm açılması ile sonuçlanır. Kasılmaların zamanlaması ve şiddeti belli
bir zamanda kadının doğumun hangi evresinde olduğunu belirlemeye
yardımcı olabilir. Açılmanın ilerleyip ilerlemediğini görmek için
düzenli olarak içeriden yapılan muayene ilerlemeyi doğrulayacaktır.
DOĞUMUN İLK EVRESİ: SANCILANMA
İlk aşama:Erken sancı veya bekleme dönemi
Genellikle bu sancının en uzun ve en az şiddetli olan aşamasıdır.Bu
aşamada rahim ağzı 3 santime kadar açılır ve incelir. Bu aşama rahatsız
edici kasılmalar ve sancılar olmaksızın ya bir kaç günde gerçekleşir
yada kuşkuya yer bırakmayacak şekilde sancılarla 2 ile 6saatlik bir
zaman alır. Bu aşamadaki sancılar genellikle 30-45 saniye sürer.Hafif
veya orta şiddette olabilirler, düzenli veya düzensizdirler ve giderek
sıklıkları artar, araları kısalır ama düzenli bir seyir izlemeleri
gerekmez. Bazı kadınlar bunları hiç fark etmez. Büyük olasılıkla bu
aşamada hastaneye gitmeniz söylenecektir. Bu aşamada en sık ortaya çıkan
belirtiler bel
ağrısı,kramplar, ishal,karında sıcaklık hissi ve kanlı
nişandır.Bunların tümünü yada bir ikisini yaşayabilirsiniz.Kasılmalar
başlamadan önce amniyon kesesi yırtılmış olabilir,ancak büyük olasılıkla
sancılanma evresinde kese yırtılacaktır. (Eğer kendiliğinden
yırtılmıyorsa doktorunuz yapay olarak keseyi yırtmayı
deneyebilir.)Duygusal olarak heyecan, beklenti, belirsizlik, kaygı ve
korku hissedebilirsiniz.Bu aşamada yapmanız gerekenlerin başında
gevşemek geliyor.Bu aşamada yapmanız gerekenler şunlardır:
• Eğer gece yarısı ise uyumaya çalışın. Şu an dinlenmeniz önemlidir
çünkü daha sonra dinlenme fırsatı bulamayacaksınız.İkinci aşama
başladığında uyuyor olmaktan korkmayın çünkü kasılmalar mutlaka kendini
belli eder ve sizi uyandırır.Eğer uyuyamıyorsanız yatakta kasılmaları
sayarak vakit geçirmeyin,bu sancılardan başka bir şey düşünmemenize ve
onları daha uzun hissetmenize neden olacaktır.Bunun yerine kalkın ve
evin içinde dikkatinizi dağıtacak şeyler yapmaya çalışın.
• Gündüzse dışarı çıkmanızı gerektirmeyecek her zamanki ev işlerinizi
yapın.yemek yapın, TV seyredin.
• Kendinizi rahatlatın.Su keseniz yırtılmadı ise ılık bir banyo alın.
Beliniz ağrıyorsa sıcak su torbası koyun (sakın ağrı kesici almayın veya
sırt üstü yatmayın)
• Açsanız hafif bir şeyler atıştırın.
• Mesanenin gerilmesini önlemek için sık sık idrara çıkın,çünkü bu
doğumun ilerlemesini engelleyebilir.
• Yararı oluyorsa gevşeme tekniklerini uygulayın,ancak henüz solunum
alıştırmalarına başlamayın.
• Eşinizle kasılmaları sayma alıştırmaları yapın.Kasılmalar arasında ki
süre bir kasılmanın başlangıcından diğerinin başlangıcına dek geçen
süredir.Düzenli olarak saat tutun ve kaydedin. Aralıklar 10 dakikadan
daha kısa ise daha sık sayın.
• Eşiniz rahat olmalı ve sözsel yada temas yolu ile sizi de rahatlatmaya
çalışmalıdır.Eşinizle aklınızı sancılardan uzak tutacak şeyler yapın.
İkinci aşama:Aktif sancılanma
Sancılanma evresinin ikinci ve aktif kısmı genelde birinciden daha kısa
sürer.Ortalama 2-3 saat kadar sürer.Artık kasılmalar daha yoğundur ve
daha kısa sürede daha çok iş görür.Kasılmalar daha güçlü ve daha
uzun(ortalama 40-60 saniye) ve daha sık(3-4 dakikada bir) hale geldikçe
rahim ağzı 7 cm kadar açılır.Kasılmalar arasında dinlenme süresi daha
kısadır.Bu aşamada en sık görülen belirtiler kasılmaların giderek daha
fazla rahatsızlık vermesi, artan bel ağrısı, bacaklarda rahatsızlık
hissi,yorgunluk ve kanlı nişanda artıştır.Bütün bunlar olabileceği gibi
bir veya ikisinde yaşayabilirsiniz.Duygusal olarak yerinizde duramıyor
olabilir ve gevşemekte zorluk çekebilirsiniz. Doğuma olan odaklanmanız
artabilir ve kendinize olan güveniniz sarsılmaya başlayabilir,sancılar
sanki hiç bitmeyecekmiş gibi gelebilir.Bu aşamada yapmanız gerekenler:
• Solunum alıştırmalarını sancılar sizi konuşturmayacak kadar
şiddetlendiğinde yapmaya başlayın.Eğer alıştırmaları yapamıyorsanız veya
sizi gerginleştiriyor ve rahatsız ediyorsa yapmak için kendinizi zorunlu
hissetmeyin. Bunlar olmadan da doğum yapabilirsiniz.
• Bu aşamada şu şekilde soluk alıp verebilirsiniz;Sancıların
başlangıcında ve sonunda burnunuzdan derin soluk alıp hızla verin.
Sancının en fazla olduğu anda yalnızca ağızdan,daha hafif ve yüzeysel
soluyun. Ayrıca dikkatinizi sancılar üzerine değil soluk alıp vermeniz
üzerine yoğunlaştırın.
• Her ağrıyı ayrı düşünün,daha sonra gelecek ağrıları önceden düşünüp
kaygılanmayın.Her sancıyı sizi bebeğinize yaklaştıracak bir dalga olarak
görebilirsiniz.
• Doktorunuz izin veriyorsa ve anestezi almayacaksanız sık sık bir
şeyler için,hem kaybettiğiniz sıvıları yerine koymak hem de ağız
kuruluğunu önlemek için.
• Kasılmalar arasında gevşemek için gayret gösterin.Kasılmalar
güçlendikçe bu daha zor olacaktır,ancak enerji kazanmak için gevşeme
gitgide daha önemli olacaktır.
• Mümkünse yürüyün yada sık sık duruşunuzu değiştirin.
• Düzenli olarak idrar yapmayı unutmayın,leğen bölgenizdeki basınç
nedeni ile mesanenizi boşaltma ihtiyacı hissetmeyebilirsiniz.
Bu aşamada eşiniz neler yapabilir:
• Kasılmaların kaydını tutun. Eğer monitör varsa buradan yoksa elinizi
karınızın karnına koyarak sancıların gelişini hissetmeye çalışın.Daha
sonra bu size sancılar üzerinde bir tür kontrol duygusu verecek ve
ikinizi de rahatlatacaktır.
• Zorlu kasılmalar sırasında,eğer ona yardımı oluyorsa, karınızla
birlikte solunum yapın.Eğer eşinizde aşırı solunum bulguları varsa (baş
dönmesi,bulanık görme, el ve ayaklarda karıncalanma) bir kese kağıdına
veya avuçlarına soluk vermesini daha sonra bu havayı solumasını isteyin.
Bunu birkaç kez tekrarladıktan sonra kendini daha iyi hissedecektir.
• Sözlerinizle eşinize sürekli güvence verin ve onun gösterdiği çabayı
övün.Özellikle doğum yavaş ilerliyorsa, her kasılmayı geldikçe
yaşamasını söyleyin ve her sancının doğumu yaklaştırdığını anımsatın.
• Eşinizin alnını silin, dudaklarını suyla ıslatın, sırtına ve beline
masaj yapın.Bu onu rahatlatacak ve ağrılarını azaltacaktır.
• Kasılmalar arasında gevşemesini söyleyin.
• En azından saatte bir idrara çıkmasını anımsatın,böylece dolu bir
mesane bebeğin yoluna engel oluşturmaz.
• Bedenini ve yüzünü serinletmek için onu ıslak bir bezle sık sık silin.
• Ayakları üşüyorsa çorap giymesini sağlayın.
• Duruşunu değiştirmesini sağlayın.Sancılar arsında hareket etmesi
onlarla baş etmesini kolaylaştırır.
• Eşinizle hastane personeli arasında aracı görevi yaparak onun
isteklerini görevlilere bildirin.
Üçüncü aşama:İlerlemiş aktif sancılanma veya geçiş aşaması
Geçiş aşaması sancılanma evresinin en yorucu aşamasıdır.Aniden
kasılmaların şiddeti artar. Çok güçlenirler, 2-3 dakikada bir gelirler
ve 60-90 saniye sürerler.Sancı neredeyse tüm kasılma boyunca doruk
şiddette devam eder (öncekiler gibi yavaş başlayıp kısa bir süre
şiddetlenip sonra yavaşlamaz).Kasılmaları sanki hiç bitmeyecekmiş gibi
hissedebilirsiniz ve arada tümüyle gevşeyemeyebilirsiniz.Rahim ağzının
tümüyle açılıp 10 cm genişliğe ulaşması 15 dakika ile bir saat arasında
bir zaman alacaktır.Geçiş evresinde olasılıkla belinizde güçlü bir
basınç hissedersiniz. Kendinizi çok sıcak ve terli hissedebilirsiniz ya
da üşür titrersiniz; ikisi arasında gidip gelirsiniz. Rahim ağzında
kılcal damarlar yırtıldıkça kanlı vajina akıntınız
artacaktır.Bacaklarınız denetimsiz şekilde titreyebilir ve
krampgirebilir. Bulantı, kusma hissedebilirsiniz ve oksijen beyninizden
doğum bölgesine doğru yöneldikçe kasılmalar arasında
uyuklayabilirsiniz.Bu noktada kendinizi çok yorgun hissetmeniz doğaldır.
Duygusal olarak çok hassaslaşabilirsiniz.Artık yolun sonuna çok
yaklaştınız.Kendinizi yorgun, cesaretsiz, sinirli ve şaşkın
hissedebilirsiniz;gevşemekte zorluk çekebilirsiniz. Bu aşamada
yapabileceğiniz şeyler:
• Kendinizi bırakmayın.Bu aşmanın sonunda rahim ağzı tümüyle açılacak ve
sıra ıkınmaya gelecektir.
• Önünüzdeki zorluğu düşünmek yerine ne kadar mesafe kaydetmiş
olduğunuzu düşünün.
• Ikınma isteği duyarsanız,eğer başka türlü bir talimat
almamışsanız,bunun yerine üflemeyi deneyin. Henüz tamamıyla açılmamış
bir rahim ağzına karşı ıkınmak rahim ağzının şişmesine neden olabilir,
bu da doğumu geciktirebilir.
• Kasılmalar arasında yavaş,ritmik göğüs solunumu ile başarabildiğiniz
ölçüde gevşemeye çalışın.
Eşiniz size nasıl yardımcı olabilir:
• Susmanızı istemediği sürece ona yardımcı olun ve onun dayanıklılığını
övün.Bu noktada göz teması ve dokunmak sözcüklerden daha çok şey ifade
edebilir.
• Yararı oluyorsa her kasılmada onunla birlikte soluk alıp verin.
• Her seferinde tek kasılma ile başa çıkmasını önerin.
• Kasılmalar arasında gevşemesine yardımcı olun.Kasılmanın bittiğine
işaret etmek için karnına yavaşça dokunun.Artık yavaş ve ritmik solunum
yapmasını anımsatın.
• Kasılmalar sıklaşıyorsa ve ıkınma ihtiyacı duyuyorsa,yakındada
muayenesi yapılmadıysa hemşire ya da doktora haber verin. Rahim ağzı
tümüyle açılmış olabilir.
• Sık sık dudaklarını ıslatın ve yüzünü silin,bu onu rahatlatacaktır.
• Bu evrede eşinizi personelle birlikte doğumhaneye götürebilirsiniz.
DOĞUMUN 2. EVRESİ:IKINMA VE DOĞUM
Rahim ağzı tam olarak açılmış ve sizin ıkınma hissiniz gelmişse,doğumun
ikinci evresi başlamıştır.Şimdiye kadar siz ne kadar yorulsanız da asıl
işi yapan rahminizdi. Bundan sonra güçlü kasılmalara sizde kendi
çabanızı katarak bebeği dışarı itebileceğiniz için daha verimli bir
döneme girmiş bulunuyorsunuz. Bu evre genelde yarım saat ile bir saat
arasında bir zaman alır.Ama bebeğin dışarı itilmesi 10 dakikada da
bitebilir, 2 saattede.Bu evredeki kasılmalar genellikle geçiş
dönemindekinden daha düzenlidir.Sancılar, şiddeti daha da artmakla
birlikte sizi ilk evredeki gibi rahatsız etmezler.Kasılmalar yine 60-90
saniye arasında sürerler,ancak araları açılmıştır (genellikle 2-5
dakika) ve daha az sancı verirler.İkinci evrenin özelliği yoğun bir
ıkınma ihtiyacıdır.Ikınmak zor gelebilir, ancak ebe yada doktor size en
doğru pozisyonu bulmanız ve nasıl ıkınacağınız konusunda yardımcı
olacaktır.En çok ıkınmanız gereken zamanlarda sizi uyaracaktır.
Artık ıkınabileceğiniz için duygusal olarak rahatlayabilirsiniz. Ayrıca
heyecan ve coşkuda duyabilirsiniz. İkinci evre fazla uzadığında genelde
kadınların isteği bebeği görmek değil,bu işkencenin sona ermesidir; bu
doğal ve geçici bir tepkidir ve kesinlikle anne sevgisinin derecesini
göstermez. Bu evrede neler yapabilirsiniz:
• Ikınma pozisyonu alın,bu doktorunuzun tercihine göre değişir ama en
iyisi yarı çömelir bir duruştur,çünkü bu bebeğin gelmesine yerçekiminin
de yardım etmesini sağlar ve ıkınma gücünüzü arttırır.
• Tüm gücünüzü kullanın.Ne kadar etkili ıkınırsanız ve ne kadar çok
enerji harcarsanız,bebeğinizde doğum kanalındaki yolculuğunu o kadar
çabuk tamamlar. Yinede enerjinizi kontrollü harcayın,düzensiz çılgınca
ıkınmak yerine doktorunuzun direktiflerine uymaya çalışın.
• Tüm perine bölgesine ağırlık verdiğiniz için makatınız
boşalabilir,bunu önlemeye çalışmak ilerlemeyi engelleyebilir.Hemen her
kadın doğum sırasında bağırsaklarını istemsiz olarak boşaltabilir,hatta
birazda idrar kaçırabilir.Odadaki hiç kimse buna aldırış
etmeyecektir,sizde etmemelisiniz.
• Doğal olanı yapın,ihtiyaç duyduğunuzda aksi söylenmedikçe ıkının.
Kasılma gerilediğinde birkaç derin nefes alın;sonra bir nefes daha alın
ve tutun. Kasılma en şiddetli hale geldiğinde artık nefesinizi
tutamayacak duruma gelene dek tüm gücünüzle ıkının.Her kasılmada beş kez
kadar ıkınma ihtiyacı duyabilirsiniz. Nefesinizi tutup tüm kasılma
boyunca ıkınmaya çalışmak yerine, ihtiyaç duyduğunuz her seferinde
ıkının, uzun süre nefesinizi tutmak sizi yorabilir ve bebeğinizi
oksijensiz bırakabilir.Kasılma geriledikçe birkaç kez derin nefes almak
solunum dengenizi yeniden düzeltecektir.Bu konuda doktor ve hemşireniz
size yol gösterecek ve konsantrasyonunuzu sağlamanızda yardımcı
olacaktır.
• Ikınırken bacaklarınız ve perineniz dahil tüm bedeninizi gevşetin.
• Size söylendiğinde ıkınmayı kesin(bebeğin çok hızlı doğmasını
engellemek için bu gerekebilir) ve nefes verin veya üfleyin.
• Kasılmalar arasında personelin yardımı ile dinlenin, gücünüzü yeniden
toplamanız için doktorunuz bir iki kasılma boyunca ıkınmamayı
önerebilir.
• Bebeğin başı bir görünüp bir kayboluyorsa ümitsizliğe kapılmayın.Doğum
iki adım ileri bir adım geri giden bir süreçtir.
Eşinize düşenler:
• Rahatlatmayı ve destek vermeyi sürdürmek
• Doğuma hazırlık konusunda öğrendiklerinizi hatırlayarak ıkınmanızı ve
solunumunuzu yönlendirmek ya da doktorun söylediklerini size iletmek
• Eşinizin kasılmalar arasında gevşemesine yardımcı olun.
• Ikınırken gerekiyorsa sırtını desteklemek,elinizi tutmak,terinizi
silmek.
• Düzenli olarak kaydettiği ilerlemeleri size anlatmak,bebeğin başı
göründüğünde size haber vermek.
DOĞUM ANI
Artık sıra doğumun en önemli aşamasına gelmiştir.Birazdan bebeğinizin
başına dokunabilecek, az sonrada onu kucağınıza alacaksınız.Doğumun
ardından büyük bir rahatlama duyacağınız kuşkusuz,amamerak, bebeğe karşı
aşırı duyarlık,sevinç gözyaşları ya da daha sonra ne olacağının kaygısı
da hissedebileceğiniz duygular.İlk olarak bebeğin başı rahim ağzına
iyice yaklaşarak pelvis tabanına dayanmıştır.Doktor ve eşiniz başın
oluşturduğu şişliği görebilir.Az sonra, her sancı ve kasılma ile biraz
daha ilerleyen bebeğin başı da görülecektir.Ancak bebek sancı geçerken
biraz geri çekilebilir.Bu gayet normal bir olaydır, kaygılanmayın.
Bebeğin başı görünmeye başladığında doktor sizden artık ıkınmamanızı
isteyecektir,çünkü baş birdenbire çıkarsa doğum yolunda yırtıklar
oluşabilir.Gevşeyin ve kesik kesik soluk alın. Genellikle ilk doğumlarda
yada bebek iriyse, yırtığı önlemek için vajina girişinin altına,makata
doğru bir kesi yapılır. Bu kesi doktor kontrolü altında yapıldığından
daha sonra epizotomi denen bir işlemle dikilir ve hiç sorun
yaratmaz.Oysaki kendiliğinden oluşan yırtıklar düzensiz olur ve daha
sonra dikişi güçleştirir.
Bebeğin başı vajinayı gerdiğinde biraz canınız yanabilir, ancak bu kısa
sürecek ve doğumdan sonra yerini hafif bir uyuşma alacaktır.Baş genelde
bebeğin başı yere bakar konumda doğar.Doktor hemen göbek kordonunu
kontrol eder ve bebeğin boynuna dolanıp dolanmadığına bakar. Daha sonra
bebek başını yüzü annenin bacaklarından birini görecek şekilde yan
çevirir.Bu sırada gözleri, ağzı, burnu temizlenir. Gerekiyorsa bebeğin
üst solunum yollarında kalan sıvı bir tüple emilerek temizlenir.
İzleyen birkaç sancı ile bebeğin vücudu da kayarak çıkar.Bebeğin kordonu
klemplenir ve bu arada size gösterilebilir.Bebeğiniz biraz morarmış gibi
görünebilir ve büyük olasılıkla ağlıyordur.Bebeğinizin göbek bağıda
kesildikten sonra artık onu eğer herhangi bir sorunu yoksa bağrınıza
basabilirsiniz.
DOĞUMUN ÜÇÜNCÜ
EVRESİ:PLASENTANIN ÇIKIŞI
En kötüsü bitti, kalan tek şey deyim yerinde ise ortalığı
toplamak.Doğumun bu son evresi genelde 5 dakika ile yarım saat arasında
sürer.Siz hissetmeseniz bile hafif kasılmalar devam edecektir.Rahmin
sıkışması, plasentanın yani bebeğin eşinin rahim duvarından ayrılmasına
ve aşağı doğru itilip çıkmasına neden olur. Plasenta doğduktan sonra
yırtıklar dikilecektir.Artık doğum gerçekleştiğine göre yorgunluk
hissedebilirsiniz.Özellikle sancılar çok uzun sürdüyse, çok susuz ve aç
olabilirsiniz. Bazı kadınlarda bu evrede üşüme olur ve her kadında adet
kanamasına benzer kanlı bir akıntı olur.Birçok kadının ilk anda
hissettiği rahatlama duygusudur. Bu arada hiç bir şeyi umursamayacak
kadar yorgun ya da heyecanlı olabilirsiniz.Ama başardığınız işten gurur
duymalı ve gevşeyip bu başarının zevkine varmalısınız.
MAKAT GELİŞİ
Anne açısından makat gelişinin baş gelişinden bir farkı yoktur,
rahatlama ve doğumla baş etme konusundaki öneriler ikisinde de
aynıdır.Ne var ki hastane personelinin yapacakları farklıdır.Bu doktorun
seçtiği doğum yöntemine ve makat gelişinin tipine göre değişiklik
gösterir.Sancılanma evresinin ikinci aşamasına dek makat doğumu baş
doğumuna benzer. Sezaryen olma olasılığı hep bulunduğu için büyük
olasılıkla ilk aşamadan sonra sizi ameliyathaneye alacaklardır.Bebeğin
duruşunun tam olarak nasıl olduğuna bakarak doktorunuz en güvenli yolu
seçecektir.Sık uygulanan bir yöntem,bacakları ve gövdesinin alt yarısı
çıkana dek bebeğin normal doğmasına izin vermektir. Bundan sonra lokal
anestezi yapılır, baş ve omuzlar forseps kullanarak çıkartılır.
Bazı durumlarda, örneğin bebek tam makat gelişi ise veya bir ayağı
sarkar durumda ise, annenin leğen bölgesi yetersiz duruyorsa ve bebekte
sıkıntı belirtileri varsa doktor normal doğuma girmeyecek ve sezaryeni
deneyecektir.Makat gelişlerinde normal doğum yaptırılıyorsa genellikle
büyük epizotomi açmak gerekebilir. Normal yolla makat doğumda doğurma
pozisyonu duruma ve doktorunuzun deneyimine bağlıdır.Bebek doğduktan
sonra kalan işlemler baş doğumu gibi devam eder.
Reklamlar












