GEBELİKTE NASIL BESLENMELİ ?
Reklamlar
Reklamlar
Gebelik, anne adayı olmak, eşine
ve kendine benzer bir canlıyı vücutta taşımak çok özel ve sorumluluk
isteyen bir süreçtir. Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal,
fiziksel, zihinsel yönden iyi gelişmesi annenin sağlığı ve beslenmesi
ile doğru orantılıdır. Annenin gebelik öncesi fiziksel gelişimini
tamamlamış olması, besin depolarının yeterli olması ve doğum yaşı, hem
bebeğin hem de annenin sağlığını koruyacak en önemli etkenlerdir. Çünkü
bebek annenin besin yedeklerinden ve gebelik boyunca tükettiklerinden
kendisi için lazım olanları seçip alarak büyür, beslenir.
Gebelik, anne adayı olmak, eşine ve kendine benzer bir canlıyı vücutta
taşımak çok özel ve sorumluluk isteyen bir süreçtir. Bebeğin büyümesi,
sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel, zihinsel yönden iyi gelişmesi annenin
sağlığı ve beslenmesi ile doğru orantılıdır.

Annenin gebelik öncesi fiziksel gelişimini tamamlamış olması, besin
depolarının yeterli olması ve doğum yaşı, hem bebeğin hem de annenin
sağlığını koruyacak en önemli etkenlerdir. Çünkü bebek annenin besin
yedeklerinden ve gebelik boyunca tükettiklerinden kendisi için lazım
olanları seçip alarak büyür, beslenir.
Çocuğun bedensel ve zihinsel büyümesi, gelişmesi doğum öncesi dönemde
annenin iyi beslenmesi ile başlar. Anne gebe kalınca beslenmesine uygun
şekilde ekleme yapmazsa, kendi vücudundaki besin öğesi depolarını
harcar. Bu depolar bitince kendi sağlığı bozulur ve bebeğini de
yeterince besleyemez. Bu kez bebeğin büyümesi ve gelişmesi tam
gerçekleşmiş olmaz ve bebek sağlıksız doğar. Hatta annenin gebe kalmadan
önceki beslenme durumu da aynı şekilde hem anne hem bebek sağlığı
açısından önemlidir.
Gebelikte beslenmeye dikkat edilmezse ne olur?
Gebe anne iyi beslenmez ise; bebek, annenin vücudundaki besin depolarını
tüketmeye başlar. Böylece anne ve bebeğin sağlığı tehlikeye girer.
Bebekte; ölü doğum, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, bedensel ve/veya
zihinsel özürler; annede ise kansızlık, bacaklarda şişlik, yorgunluk,
kemiklerde zayıflık görülebilir. Gebelikte beslenmedeki temel amaç;
annenin fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamak, annenin besin öğesi
depolarını dengede tutmak, fetüsün normal büyüme ve gelişmesini
sağlamak, emzirirken yeterli süt salımına imkan vermek olarak
sıralanabilir.
Gebelik ve kafein
Kahve, çay, karbonatlı içecekler, alerji ve soğuk algınlığı için
kullanılan ilaçlarda bulunur. Aşırı tüketimi erken doğum, düşük doğum
ağırlıklı bebek ve anemi riskinin ortaya çıkmasına neden olur.
Gebeliğin gerektirdiği enerji ve besin öğeleri
Et, yumurta, kuru baklagiller
Beyin, kas, kemik ve dişlerin gelişimi ve kan yapımında görevlidir.
Protein ve demir ihtiyacını karşılar.
Süt ve süt ürünleri
Kemik, diş gelişimi ve büyüme ile görevlidir, Protein ve kalsiyum
kaynağıdır.
Sebze ve meyveler
Büyüme ve gelişme için vitamin ve mineralleri sağlar.
Tahıl ve tahıl içeren besinler
Kalori ve B grubu vitaminler içerdiklerinden büyüme ve gelişme için
önemlidir.
Enerji veren yağ ve şekerler
Sadece enerji içerir ve enerji açığını kapatırlar. Bu besin gruplarını
normal yaşantımızda olduğu gibi gebelikte de aynı özenle tüketmeliyiz.
Kalsiyum
Kalsiyum bebeğinizin 8. haftasından itibaren oluşmaya başlayan kemik ve
dişlerinin gelişimi için gerekli bir mineraldir. Gebelikte, normalde
gerek duyduğunuz miktarın iki katı kadar kalsiyum gereklidir. Çünkü
gebelik boyunca diş ve kemiklerden sürekli bir kalsiyum eksilmesi
olmaktadır.
Kalsiyum açısından zengin besinler peynir, süt, yoğurt ve yeşil yapraklı
sebzelerdir. Ancak süt ürünlerinin yağ açısından da zengin olmasından
dolayı yağı alınmış süt ve yoğurdu tercih etmeniz daha doğru olacaktır.
Brucella, tifo benzeri hastalıklardan korunabilmek için, tükettiğiniz
peynirin ve sütün hijyenik ve pastörize olmasına özen gösterin.
C vitamini
C vitamini demirin bağırsaklardan emiliminde, vücudun hastalık etkeni
mikroorganizmalara karşı bağışıklık direncinin arttırılmasında ve
metobolizmamızdaki pek çok biyokimyasal süreç için gerekli bir
vitamindir. Düzenli bir şekilde beslenen gebelerde hap şeklinde vitamin
alınması önerilmemektedir.
C vitamini portakal, limon, kırmızı ve yeşil biber, domates, çilek,
greyfurt, karnıbahar, lahana, Brüksel lahanası gibi pek çok taze meyve
ve sebzede bulunur. Vücutta depolanmadığı için her gün belli bir miktar
alınmalıdır.
Folik Asit
Bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için özellikle gebeliğin ilk
haftasından itibaren folik asit alınması çok önemlidir. Vücutta
depolanmadığı ve gebelik süresince normalden fazlasına gerek duyulduğu
için her gün alınmalıdır. Taze yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır.
Ancak uzun süreli pişirilen ve uzun süre bekleyen gıdalardaki miktarı
azalır. En çok ıspanak, yer fıstığı, fındık, karnıbahar, kepekli ekmekte
mevcuttur. Doğal gıdalar gebenin folik asit açığını tam olarak
kapatamayacağından ötürü, gebeliğin ilk haftalarından itibaren hap
olarak dışarıdan alınması uygun olacaktır. Gebelerde folik asit
eksikliğine bağlı birtakım anormallikler çıkabilir.
Proteinler
Gebelikte artan protein gereksinimini karşılamak için kırmızı ve beyaz
et, süt ve süt ürünleri, yumurta, balık, kuru baklagiller (fasulye,
mercimek, barbunya...) gibi proteince zengin besinler önerilir.
Proteinler, hayvansal ve bitkisel proteinler olarak ikiye ayrılır.
Hayvansal gıdalardaki yağın mümkün olduğu ölçüde alınarak, etin yağsız
şekilde tüketilmesi önerilir. Ayrıca balık da bebeğin zeka gelişimi
üzerinde olumlu etki yapar.
Günlük beslenmenizin büyük bir bölümünü oluşturması gereken lifli
(posalı) yiyecekler, gebelikte sık görülen kabızlığın ve bağırsak
tembelliğinin önlenmesinde çok yararlıdır. Genellikle tüm sebze ve
meyveler lif açısından zengindir. Her gün bolca yiyebilirsiniz. Kepekli
besinler de lif içerir, ancak diğer bazı besinlerin bağırsaklardan
emilimini azalttığından aşırı tüketilmemelidir. Lifli gıdalar en sık
olarak kepekli ekmek, barbunya, kayısı, kuru üzüm, bezelye, pırasa,
esmer pirinç ve kuru yemişte bol miktarda bulunur.
Gebelikte bulantı
Sabahları yataktan kalkmadan önce tuzlu bir bisküvi, kraker veya ekmek
tüketilmesi, bulantıyı azaltacaktır. Az az, sık sık beslenerek alım
arttırılmalıdır.
Gebelikte pika
Bulantı hissini azaltacağı görüşü ile toprak yeme olayıdır. Yetersiz
beslenen annelerde sıklıkla görülür. Fe (demir) eksikliği anemisine
neden olur.
Gebelik ve kabızlık
Kabızlık oluşumunu engellemek için posadan zengin besin (kepekli
ürünler, sebze ve meyveler) ve sıvı tüketimini arttırmak, sık sık
beslenmek önerilebilir.
Temel besin grupları ve alınması gereken miktarlar
Besin / Miktarı
Süt ve süt ürünleri / 2 su bardağı süt veya yoğurt, 1 porsiyon peynir (2
dilim) veya 2 yemek kaşığı çökelek
Et, yumurta, kurubaklagiller / 1 yumurta, 1 porsiyon et, balık, tavuk,
hindi (60-90 gr), 1 porsiyon kurubaklagil yemeği (120 gr)
Taze sebze ve meyveler / 2 porsiyon pişmiş taze sebze, 3 porsiyon çiğ
taze sebze, 2-3 adet orta boy meyve veya taze meyve suyu
Tahıllar / 6-8 ince dilim ekmek, 1 porsiyon pilav veya makarna, 1
porsiyon çorba
Yağlar / 3 - 4 silme yemek kaşığı sıvı yağ
Şekerler / 1-2 tatlı kaşığı bal, reçel veya pekmez
Gebe anneler için 2000 kalorilik menü örneği
Sabah / 1 bardak süt, 1 yumurta, 1 dilim peynir, 1 dilim ekmek, 1
domates, 1 salatalık, maydonoz, yeşil biber, dereotu vb.
Ara öğün / 1 meyve, 1 bardak ayran, 1 ince dilim ekmek
Öğle / 1 porsiyon etli kurubaklagil yemeği, 1 porsiyon pilav veya
makarna, 1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek, 1 adet
meyve
Ara öğün / 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, Domates ve salatalık, 1
adet meyve
Akşam / 1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli), 1 porsiyon
zeytinyağlı sebze yemeği, 1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta
dilim ekmek
Gece / 1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı, 1 porsiyon
meyve
Kahvaltıda veya ara öğünlerde 5 zeytin, 1 tatlı kaşığı bal, pekmez,
reçel tüketilebilir. 1 porsiyon meyve, kışın 1 orta boy elma, portakal,
küçük bir salkım üzüm, ince bir dilim karpuz veya kavun, yarım muz
yenilebilir.
Gebelere yönelik beslenme önerileri ve dikkat edilmesi gereken
kurallar
Doktora danışılmadan ilaç kullanılması sakıncalıdır.
Sigara (annenin yetersiz beslenmesine neden olarak bebeğin gelişmesini
engeller) ve alkol (kullanımına bağlı olarak bebekte çeşitli
sakatlıklara yol açabilir) kullanılmamalıdır.
Şişmanlık söz konusu ise şekerli, unlu, yağlı besinlerin fazla
tüketilmemesi gerekir.
Gebelik başlangıcında annenin ağırlığı normal ise her ay ortalama 1 -
1,5 kg ağırlık kazanacak şekilde beslenmelidir.
Yemekler düzenli öğünler şeklinde tüketilmeli, öğünler azar azar ve sık
sık olmalıdır.
İyotlu tuz kullanılmalıdır.
Gerekliyse, su kaynatıldıktan sonra içilmelidir.
Hazmı zor olan kızartılmış ve ağır yağlı besinlerden sakınılmalıdır.
Çay yerine yemeklerden 1 - 2 saat sonra fazla olmamak şartıyla açık ve
limonlu çay içilebilir.
Gebelikte kabızlık sık görülür. Bunu önlemek için düzenli bir beslenme
uygulanmalı, taze sebze meyve, kuru erik, kuru kayısı vb. ile bunların
kompostolarının tüketimi arttırılmalıdır. Uzun süreli ve beslenme ile
düzelmeyen kabızlıklarda doktora başvurulmalıdır.
Bulantı ve kusmayı önlemek için sabah yataktan kalkar kalmaz 1 - 2 adet
tuzlu bisküvi veya benzeri kuru besinler tüketilmeli, yemek sırasında su
içilmemelidir.
Bulantı önleyici ilaçlar doktora danışılmadan alınmamalıdır.
Yeterli D vitamini alınabilmesi için, uygun havalarda güneşten
yararlanılmalıdır.
Anne adayı emzikli ise ne yapmalı?
Emziklilikte anne süt salgılar. Bu süt annenin aldığı besinlerin
ürünüdür. Bu nedenle yeterli miktarda süt yapımı için gerekli besinler
annenin kendi ihtiyacına ek olarak düşünülmelidir.
Emzikli kadınlar da gebeler gibi doktora danışmadan ilaç
kullanmamalıdırlar. Çünkü bazı ilaçlar süte geçebilir ve bebek için
sakıncalı olabilir.
Anne emzirmeye istekli olmalıdır. Bu istek anne sütü salınımını arttıran
bir faktördür.
Anne psikolojik yönden rahat ve huzurlu olmalıdır.
Sık sık emzirme, meme bezlerini uyararak süt yapımını arttırır.
Gebelikte karşılaşılan sağlık sorunlarının sebepleri nelerdir?
Sık sık tekrarlayan enfeksiyonlar.
Sık doğum yapma ve doğum sayısının fazla olması.
Gebelik öncesi ve gebelik süresince annenin beslenmesinin kötü olması.
Annenin 18 yaşından küçük veya 35 yaşından büyük olması.
Gebelikte nelere dikkat edilmeli?
Öğünleriniz sık ve az az porsiyonlar halinde olmalıdır. Ne uzun süre aç
kalın, ne de tıka basa midenizi doldurun.
Aldığınız gıdaların taze olmasına dikkat edin. Konserve, beklemiş
gıdalar ve içinde katkı maddeleri bulunan gıdalar yerine taze ve doğal
olanları tüketmeye özen gösterin.
Yediğiniz gıdalarda "çeşitliliğe" önem verin. Bu şekilde pek çok vitamin
ve minerali almanız mümkün olacaktır.
Aşırı yağlı, tatlı, baharatlı ve kalorili gıdalar yerine protein ve
karbonhidrattan zengin, yağ oranı düşük besin öğelerine yönelin.
Unutmayın ki önemli olan sizin kilo almanız değil, bebeğin içeride
yeterli şekilde beslenebilmesidir. Preeklampsi durumu veya riski varsa,
protein alımınızı arttırmanız gerekebilir veya gebeliğe bağlı şeker
hastalığı (gestasyonel diyabet) söz konusu ise, diyetisyeninizin
önereceği şekilde kalori kısıtlamasına gitmeniz gerekebilir.
Gebelikte dışarıdan hap olarak alınması gereken iki madde folik asit ve
demirdir. Dengeli beslenebilen bir gebede bunların harici vitamin veya
mineral alımı gereksizdir. Piyasada pek çok multivitamin adı verilen ve
içinde pek çok vitamin ve mineralleri barındıran ilaç vardır. Bunlar
çoğu hekim tarafından reçete de edilmektedir. Ancak son yıllarda yapılan
bilimsel çalışmalar, gebelikte dışarıdan hap olarak alınan A, C, E
vitaminleri ile magnezyum, kalsiyum, çinko, selenyum, bakır, flor gibi
eser elementlerin gebelik üzerine herhangi bir olumlu etkilerinin
olmadığını göstermiştir. Eğer gebeliğe bağlı bacak kramplarınız oluyorsa
magnezyum, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) riskiniz varsa kalsiyumu
ilave olarak doktorunuz size reçete edebilir.
Sentetik multivitamin hapları dengeli beslenemeyen gebelerde
destekleyici olarak verilse de doğal gıdaların yerini hiçbir zaman
tutmayacaktır.
Gebeliğin ilk aylarında yapılan "toxoplasma testleri" sonucunda
vücudunuz bu parazitle önceden hiç karşılaşmamışsa bazı önlemleri
almanız şarttır. Özellikle kedi ve köpek dışkılarıyla bulaşan bu
rahatsızlık gebelik döneminde ortaya çıkarsa, bebekte ölümcül veya
sakatlıklara yol açan problemlere neden olabilir. Toxoplasma özellikle
iyi yıkanmamış sebze ve meyveler ile iyi pişmemiş çiğ etlerden geçer.
Toxoplasmadan korunmak için ellerinizi yemekten önce iyice yıkayın.
Sebze ve meyveleri de tüketmeden önce uzun süreli yıkayın. Evinizde kedi
veya köpek besliyorsanız aşılarını ihmal etmeyin, onlara da çiğ et
vermeyin ve onlarla yakın temastan kaçının. Çiğ veya iyi pişmemiş et ve
et ürünlerinden kaçının.
Beslenmede suyu asla ihmal etmeyin. Günde en az 8 - 10 bardak su için.
Yaz aylarında bu miktar 15 bardağa kadar çıkabilir. Özellikle ileri
aylarda kabızlık şikayeti varsa bol su içerek, kabuğu ile yenen
meyveleri tüketerek, her öğünde sebze ile salataya yer vererek ve
yürüyüş yaparak bu sorunun önüne geçebilirsiniz.
Günde 1 - 2 bardak süt içmeniz gebelikte ortaya çıkan kalsiyum
kayıplarını yerine koymak içindir. Süt içemiyorsanız yoğurt veya ayran
tüketin. Peynir veya çökelek de tüketebilirsiniz. Süt ve süt ürünlerinin
pastörize olmasına dikkat edin.
Yemeklerde iyotlu tuz kullanın. Yüksek tansiyonunuz varsa yemekleri az
tuzlu pişirin. Son aylarda olan ödemlerin azaltılması amacıyla bu
dönemlerde tuzu azaltın.
Genelde sabahları yataktan kalkınca başlayan bulantılarda bir dilim
peynir, bir iki grisini rahatlık sağlayabilir. Özellikle gebeliğin ilk
üç ayında olan bu bulantı ve kusmalardan kendinizi korumak için bu
dönemde katı, kuru ve yağsız olan gıdaları tercih edin. Mutfak
kokularından ve ağır parfümlerden uzak durun.
Yetersiz beslenme anne ve bebeği nasıl etkiler
Gebelik süresince bebek iyi beslensin diye fazla ve dengesiz beslenmek
doğru olmadığı gibi, doğum sonrası eski görünüme ulaşmak için az yemek
de doğru değildir. Temel prensip içerideki bebeğin yeterince
yararlanacağı doğru ve dengeli bir beslenme olmalıdır.
Zayıflık
Zayıflık yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı olarak gebelikte artan
enerji ve besin öğesi gereksinimlerinin tam olarak karşılanmaması sonucu
ortaya çıkar. Normal kilolu bir gebelikte ilk 3 ayda, her ay 1 kg;
sonraki aylarda ise 1,5 - 2 kg ağırlık kazanmalıdır.
Şişmanlık
Şişmanlık özellikle dengesiz ve tek yönlü beslenmeye veya aşırı besin
tüketimine bağlı olarak oluşan bir sağlık sorunudur. Şişmanlık doğum
sırasında hem anne, hem de bebek için çeşitli güçlüklere ve sorunlara
neden olabileceğinden, istenmeyen bir durumdur. Gebelik süresince
kadının 9 - 14 kg alması normal kabul edilir. Ağırlık alımı 9 kg'dan az
olduğunda zayıflık, 14 kg'dan fazla olduğunda ise şişmanlık ortaya
çıkar.
Osteomalazi
Gebelik süresince artan kalsiyum ve D vitamini gereksinimi
karşılanamadığında kemiklerden kalsiyum çekilmesi nedeniyle kemik
yumuşaması ile belirlenen osteomalazi hastalığı ortaya çıkar. Ayrıca
böyle durumlarda diş çürüğü görülme riski de artar.
Anemi (kansızlık)
Gebelik döneminde vücudun demir ihtiyacı arttığından demir emilimini
azaltan etmenlerden kaçınılmalıdır.
Örneğin;
Yemek arasında çay içilmemeli
Demir içeriği yüksek besinlerle birlikte, mutlaka C vitamini içeren
besinlerin alınmasına özen gösterilmeli.
Etli ya da kuru baklagil yemekleri ile taze salata ya da meyve
tüketilmeli.
Mayalandırılmadan yapılmış ekmek tüketiminden sakınılmalıdır.
Ayrıca sindirim sistemi bozuklukları ve parazitler, bulantı ve kusma
anemiye neden olan etmenlerden bazılarıdır.
Gebelik toksemisi (gebelik zehirlenmesi)
Gebelik toksemisi denilen rahatsızlık yetersiz ve dengesiz beslenen
kadınlarda daha sık görülür. Yüksek tansiyon, göz kapaklarında, ayak ve
ayak bileklerinde ödem, baş ağrısı, kulaklarda uğultu, bulanık görme,
şiddetli bulantı ve kusma ile ortaya çıkar. Hastanın vücut ağırlığı
genellikle olması gerekenden fazladır. Vücutta su ve tuz tutulması
vardır. Hemen tedaviye alınmayan vakalarda bebek kaybedilebilir.
Guatr
Asıl nedeni yetersiz iyot alımı olan guatr, hormonal değişikliklere
bağlı olarak tiroid bezindeki bozukluklar nedeni ile hamilelerde de
görülebilir.
Reklamlar












