|
|
MİYOM NEDİR?
Nedir..?
Tıbbi olarak uterin (rahim içi) leiomyoma olarak adlandırılan myomlar,
uterus (rahim) duvarının kas ve konnektif (bağ) dokusundan kaynaklanan
benign (iyi huylu-kanser olmayan ) tümörlerdir. Bir bezelye tanesi
büyüklüğünden basketbol topu büyüklüğüne kadar değişebilen boyutlarda
olabilir. Genellikle yuvarlak ve pembemtrak renktedirler ve uterus(rahim)
içinde hemen her yerde bulunabilirler. Bazıları uterusun(rahimin) iç
tabakasına yakın yerleşimli olabilirken bazıları dış tabakaya
yakındır.Yine, bazıları servikse (rahim ağzı) yakın olabilirken,
bazıları uterusun gövdesinde ya da tüplere yakın yerleşimli olabilirler.
30 yaşından büyük kadınların yaklaşık % 30 unda tesbit edilmekle
birlikte, en sık 35-45 yaşları arasında görülür.
Belirtiler...
Bazı kadınlar, hiç bir belirti bulmadıklarından dolayı myomun farkına
bile varmazlar. Diğer bazılarında ise rutin jinekolojik ya da obstetrik
(gebeliğe ilişkin) muayeneler sırasında tesadüfen tesbit edilirler.
Ancak çoğu zaman büyümekle orantılı olarak aşağıdaki belirtileri vermeye
başlarlar :
Fazla miktarda adet kanamaları
Cinsel ilişki sonrası kanama
Adet arası dönemlerde ara - kanamaları veya lekelenme şeklinde kanamalar
Genel olmamakla birlikte sık sık idrara çıkma
Karında büyüme veya şişlik
Adet dönemlerinde ya da cinsel ilişki sırasında alt - bel ağrısı (kuyruk
sokumuna doğru)
Fazla miktarda kanamalara bağlı olarak gelişen kansızlık
Kısırlık (tüplerin ya da rahimin ağzını tıkayan myomlar)
Kabızlık (büyük myomlar barsaklara bası yaparak barsak içinde dışkının
ilerlemesine engel olmak suretiyle kabızlığa neden olabilirler)
Tekrarlayan düşükler (döllenmiş yumurtanın rahim içinde gömülüp
kalmasını engeleyici şekilde yerleşmiş olan myomlar)
Teşhis...
Doktorunuz tıbbi hikayenizi alırken yaşınızı ve ırk ve aile öykünüzü
(genetik yatkınlık açısından) göz önüne alacaktır. Bunun nedeni myom
oluşma riskinin orta yaşlı kadınlarda, siyah ırkta, çocuk doğurmuş
olanlarda ve yakın kadın akrabalarında (anne ,kızkardeş...) myom
bulunanlarda daha fazla görülmesidir.
Genellikle,farkında olunmazken sadece jinekolojik muayene sırasında
doktorunuzun eliyle hissetmesiyle ya da direk ultrasonografik inceleme
sırasında tesbit edilecektir. Bu durumda doktorunuz tanıyı desteklemek
için daha ayrıntılı bir kısım incelemelere başvurabilir :
Ultrasonografi ; Ağrısız ve acısız olan bu inceleme yönteminde ya karın
üstünde gezdirilen ya da vajina içine sokulan bir aparat(cihaz)
yardımıyla,eko denilen ses dalgalarının yarattığı görüntülerle iç
genital organlarınız değerlendirilir.
Histeroskopi ; Bu işlem sırasında teleskop prensibiyle çalışan, ince
ancak uzunca bir optik aparat(cihaz)vajina ve serviksi(rahim ağzı)
aşarak rahim içine doğru sokulur. Bu sayede doktor rahim içini
gözlemleyerek anormal bir oluşum olup olmadığını değerlendirir.
Laparoskopi ; Bu inceleme yöntemi, laparoskop denen, optik özelliklere
sahip ince bir tüp şeklindeki aparatın, karından yapılan çok küçük bir
kesiden karın içine sokularak doktorun karın içini görebilmesi esasına
dayanır.
Histerosalpingografi ( HSG ) ; Bu ilaçlı film tekniğinde ise yine
vajinal yoldan rahim ağzının hemen iç kısmına kadar giren ince bir tüple
içeri verilen ilacın,rahim içinden tüpler aracılığı ile karın boşluğuna
kadar yayılması görüntülenerek, bu organlardaki anomaliler hakkında
bilgi edinme amaçlanmıştır.
Ne kadar beklenmeli..?
Myomların sayısı, büyüklükleri ve büyüme hızları kadından kadına
farklılıklar gösterir. Genel olarak, myomların büyümesi östrojen başta
olmak üzere kadınlık hormonlarıyla ilgili olduğundan, küçük myomlar
menopoza girince yok olabilir veya küçülebilirler. Bununla birlikte
büyük boyutlardaki myomlar daha uzun vadeli problemler teşkil
edebilirler. Henüz üreme çağındaki myomlu bir kadının myomu ameliyat ile
çıkarılırsa menopoza kadar tekrar myom çıkma olasılığı her zaman vardır.
Bu nedenle eğer herhangi bir şikayet vermiyorsa ve başka hastalıklar
için potansiyel teşkil etmiyorsa, özellikle üreme çağındaki kadınlarda
beklemek ya da ilaç tedavisi ile idame edebilmek daha akıllıca
görünmekle birlikte doktorunuzun insiyatifi her zaman için daha
önemlidir.
Korunma...
Bu gün hala myomların niçin geliştiği tam olarak aydınlatılmış
değildir.Bununla birlikte yapılan çalışmalarda sedanter(durağan) yaşayan
ve şişman kadınlarda daha çok görülmesine karşın atletik kadınlarda daha
seyrek görülmesi, korunmada kas aktivitesinin önemi olup olmadığını
düşündürmektedir.
Tedavi...
Myomlar genellikle, küçük olduklarında ve şikayete neden olmadıklarında
tedavi gerektirmezler. Buna rağmen, belirgin semptom verenler,
fertiliteyi(doğurganlığı) etkileyecek kadar büyük olanlar veya kanser ya
da benzeri habis(kötü huylu) tümörlerle karışabilecek özellikte olanlar
tedavi gerektirebilirler.
Eğer myomunuz küçük ve semptom vermiyorsa muhtemelen doktorunuz '' bekle
ve gör '' şeklinde bir yaklaşımda bulunacaktır. Myomun büyüme hızını
belirlemek için 6 ay arayla jinekolojik muayeneye çağıracaktır. Bazı
durumlarda, myom nedeniyle olan anormal kanamaları kesmek ve myomu biraz
olsun küçültebilmek için ilaç tedavisi uygulanabilir.
Eğer bir myom cerrahi yolla tedavi edilmesi gerekiyorsa, bir kaç değişik
seçenek vardır. Bunlardan biri myomun uterus duvarından basitçe
sıyrılarak çıkarılmasıdır ki buna myomektomi denir. Bu işlem sıklıkla
laparoskopi yolu ile uygulanır. Myomektomi ameliyatı çocuk isteyen
kadınlarda uterusun korunmasını sağlayan konservatif(muhafazakar) bir
yaklaşımdır. Bununla birlikte bu ameliyat uterus duvarında incelmeye
neden olabildiği için daha sonraki gebeliklerde vajinal (normal) doğum
yerine, sezeryan tercih edilmek zorunda kalınabilir. Eğer myom
laparoskopik olarak alınamayacak kadar büyük ise, o zaman karını açarak
uygulanan klasik ameliyat yolu ile myomektomi gerçekleştirilir.
Yakın zamana kadar büyüme gösteren myomu olan bir kadında ilk tercih
edilen ameliyat histerektomi (cerrahi olarak rahimin alınması) iken,
artık terk edilmeye yüz tutmuştur. Her ne kadar histerektomi ameliyatı
Amerika'da ikinci sıklıkla yapılan ameliyat olsa bile, 1987'lerden
itibaren giderek azalmıştır. Histerektomi kararı hem cerrahlar hem de
hastalar tarafından artık çok daha dikkatli bir şekilde alınmaktadır.
Uterusu alınmadan önce kadının fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçları
mutlak suretle göz önünde tutulmalıdır. Bununla birlikte, özellikle
çocuk sahibi olma arzusu bulunmayan kadınlarda fazla sayıda myom olması
durumunda hepsine tek tek myomektomi uygulamaktansa, histerektomi ile
rahimin tümden alınması daha mantıklı bir yaklaşım olabilir.
Ne zaman doktora başvurmalıdır..?
Aşağıdaki belirtilerin olması halinde her kadın doktoruna başvurmalıdır:
fazla miktarda ya da uzamış adet kanamaları, cinsel ilişki sonrasında
vajinal kanama, adet arası vajinal kanama ya da lekelenme tarzı
kanamalar, olağan dışı sık idrara çıkma veya cinsel ilişki ya da adet
sırasında bel ağrısı...
Eğer şiddetli pelvik ağrı yada şiddetli vajinal kanamanız varsa, acil
olarak doktorunuza başvurunuz.
Takip...
Myomların büyümesi kadınlık hormonlarına (özellikle östrojen) bağlı
olduğundan, menopoz sonrasında sıklıkla küçülür ya da tamamen
kaybolurlar. Bir çok kadının doğurganlık döneminde küçük ya da orta
büyüklükte myomları vardır ve bununla birlikte gebelik sırasında ya da
sonrasında çok az şikayete neden olabilecekleri gibi, hiç bir belirti de
vermeyebilirler.
Kaynak:www.annecocuk.com
|
|
