|
|
ORGAZM BOZUKLUKLARI
Cinsel uyarılma sonrası
orgazmın devamlı bir şekilde ya da tekrarlayıcı olarak çok geç olması
veya hiç olmaması halidir. Her kadın için cinsel uyaranın turu ve
yoğunluğu farklıdır. Bunun için cinsel uyarının iyi tetkik edilmesi
gereklidir. Bu durum kişide belirgin bir gerilime ve sosyal ilişkilerde
güçlüklere yol açar. Bu sorun asal olarak başka bir psikiyatrik
bozukluk, ilaç,madde ya da başka bir hastalık nedeniyle oluşmamalıdır.
Hekimin kişide yas, cinsel deneyimlerin öyküsü ve gelen cinsel uyarının
yeterli düzeyde olup olmamasını değerlendirerek bu tanıyı koyması
gerekmektedir.
Kadınlarda orgazma ulaşma durumu yasin ilerlemesi ile artmaktadır. Daha
çok genç yasta rastlanmaktadır. Eğer kişide bu durumun nasıl
yaşanabileceği öğrenilirse , cinsel travmatik yaşantılar, evlilik
sorunları, depresif durumlar ya da başka vücutsal hastalıklarla
karşılaşılmadığı surece bu halin uzun sureli olarak kaybolması nadirdir.
Beraberinde cinsel istek ve uyarılma bozukluğu da bulunabilir. Kadınlar
kendi bedenlerin, haz noktalarını ve özelliklerini daha iyi tanıyıp,
eslerine tanıttıkça bu durumu daha yoğun yaşayabilirler. Yurt dışında
yapılan bir çalışmaya göre (Kinsey) 35 yas üzerinde evli kadınlar
arasında hiç orgazm yaşamayanlar % 5 oranında bulunmuştur. Başka bir
çalışmada ise kadınların % 46 si orgazma ulaşmakta güçlük çekerken, % 15
oranında orgazm olamamaya rastlanmıştır.
Bu duruma yol açabilecek diğer faktörler arasında hamile kalma korkusu,
esi tarafından reddedilme korkuları, vaginaya zarar gelebileceği
endişesi, erkeklere karşı düşmanca tavırlar, cinsel dürtülere karşı
kendini suçlu hissetme sayılabilir. Bu durumdaki bazı kadınlarda karin
alt bölgelerinde ağrı, cinsel bölgelerde kaşınma ve akıntı, gerginlik,
bitkinlik yakınmaları bulunabilir.
Orgazm bozukluğu (erkeklerde)
Orgazm bozukluğunun kadınlar için belirtilen şartlari erkekler için de
geçerlidir. Erkeklerde en yaygın olarak görülen şekli eşin el ya da oral
uyarısı ile cinsel boşalma sağlanabilmesine karşın , cinsel ilişki
sırasında orgazmın olmaması durumudur. Bazı durumlarda sadece
mastürbasyon ya da sadece cinsel düşlemler ile orgazma ulaşılabilmekte,
ilişki sırasında bu gerçekleşmeyebilmektedir. Orgazmın sağlanması için
yeterli düzeyde cinsel uyarının olması ve yaş artışı ile uyarı
yoğunluğunun artması gerekmektedir.
Neden olabilecek vücutsal hastalıklar
Prostat operasyonları sonrası, “Parkinson” hastalığı, omurilik kanalında
bozukluklara yol açan nörolojik hastalıklar, bazı tansiyon ilaçları,
bazı anti psikotik ilaçlar da bu durumu oluşturabilmektedir. Geçici
olarak yoğun alkol alimi , kandaki seker düzeyinin çok yükselmesi , bazı
hipofiz bezi tümörleri varlığında da görülebilmektedir.
Psikiyatrik kökenli olan şekil kimlerde görülmektedir:
Etkilenen kişilerin daha çok Bu rahatsızlığın “obsesif-kompulsif”
bozukluğu olanlarda daha çok görüldüğüne dair araştırmalar
bulunmaktadır. Baskı altında ve katı kuralların olduğu ailelerden gelen
kişilerde , cinsel konuların tabu olduğu ailelerde bu duruma daha çok
rastlanmaktadır. Bazı kişilerde de kadınlara veya ilişki kurulan kişiye
yönelik düşmanlık hislerinin sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir.
Karşısın da kinin kendi gözünde cinsel çekiciliğinin kalmaması durumunda
böyle bir sonuç ile karşılaşılabilmektedir
Tedavi
Eşle birlikte yapılan cinsel tedaviler başarılı sonuçlar vermektedir.
Erkek cinsel organı sertleşme (ereksiyon ) bozukluğu
Devamlı olarak ya da tekrarlayan bir şekilde , erkek cinsel organında
(penis) cinsel ilişki için gereken düzeyde sertleşmenin elde edilememesi
ya da cinsel ilişki sonuna dek bu düzeyin korunamaması durumudur. Bu
durum kişide önemli derecede gerilime ya da sosyal ilişkilerde
güçlüklere yol açar. Bu teşhisin konması için başka bir psikiyatrik
hastalık, bir ilaç,madde ya da bir vücutsal hastalığa bağlı olmaması
gerekmektedir.
Bazı durumlarda cinsel yaşantının hiç bir döneminde ereksiyon
sağlanamamışken, bazı kişilerde başlangıçta bu durum varken, cinsel
birleşme anında bu kaybolabilir. Bazen de sadece mastürbasyon esnasında
ya da uykudan uyanırken ereksiyon oluşur, cinsel birleşmelerde
oluşmayabilir.
Bu durum kişide bir cinsel kaygı, gerekli performansı gösteremeyeceği
endişeleri ya da cinsel uyarıma ve zevk alma hislerinde azalma ile
ilişkilidir. Depresyon geçirmekte olan ya da madde kullanım bozukluğu
olanlarda bu soruna rastlanabilmektedir. Bu durum tedavi edilmezse ne
yazık ki evlilik sorunları, boşanmalara , alkol-madde kullanım
bozukluklarına, diğer esin evlilik dişi ilişkilerine yol açabilmekte, bu
nedenle intihar ya da cinayetlerle sonuçlanabilmektedir.
Yasin ilerlemesiyle birlikte görülme oranı artmaktadır. Yurt dışında
yapılan çalışmalara göre ( Kinsey) rahatsızlığın 35 yas civarındakilerde
% 2-4 oranında ;80 yas civarında ise % 77 oranında görüldüğü
saptanmıştır. Ancak eğer kişinin sağlık durumu yerinde ve uygun cinsel
esi varsa ileri yaslarda bu durum görülmeyebilir.
Bu duruma yol açabilen vücutsal hastalıklar
Kabakulak ve fil hastalığı, kalp yetmezliği, damar sertliği, aort
anevrizmaları, böbrek yetmezliği, hidrosel ve varikosel gibi ürolojik
hastalıklar, siroz, solunum yetmezlikleri, penis damar ve yapı
bozuklukları, Klinefelter gibi genetik hastalıklar, vitamin
eksiklikleri, seker hastalığı, hipertiroidi, Addison hastalığı ve
böbreküstü bezi tümörleri gibi endokrin sistem hastalıkları, MS,
Parkinson , ALS, bazı sara hastalığı tipleri, sinir sistemini tutan
tümörler, omurilik kanalını etkileyen travmalar ya da burayı tutan
tümörler, alkol-madde bağımlılıkları, kursun ve bitki oldurucu ilaçlarla
zehirlenme durumları, bazı ilaçlar ( östrojen, bazı tansiyon ilaçları,
bazı antipsikotik ilaçlar) , isin tedavisi, pelvis kemiği kırıkları,
ağır düşkünlük hallerine yol açan hastalıklar ve o bölge veya o bölgeye
yakın sinir ve damarlarına yönelik ameliyatlar ( prostat , kalın
bağırsak, mesane , iliak damar operasyonları gibi) sayılabilir.
Tedavi
Esler birlikte tedaviye alınır. Bu tedavi için düzenli bir cinsel es
gereklidir. Cinsel tedavide eşlerde bu duruma yol açabilecek başka bir
vücutsal hastalık yoksa başarılı sonuçlar alınmaktadır
Erken boşalma (Prematur ejekulasyon)
Devamlı olarak ya da ara ara tekrarlayan bir şekilde boşalma için
yetersiz bir cinsel uyarılma ile, kişinin isteği dışında , penisin
vaginaya girişi öncesi ya da hemen sonrasında boşalmanın (ejekulasyon)
gerçekleşmesi durumudur. Bu durum kişide önemli derecede gerilime yol
açarak, karşısındakilerle ilişkilerinde güçlüklere yol açmaktadır. Bu
teşhisin konması için oluşan durumun başka bir maddenin etkilerine bağlı
olmaması gerekmektedir. Bu tanıyı koyarken kişinin yaşı, eşin ya da
cinsel aktivite durumu ve yerinin özellikleri, yakın zamandaki cinsel
girişimlerin miktarı gibi etkenler dikkate alınır.
Kimlerde daha çok görülmektedir:
Genellikle genç yastakilerde ve cinsel ilişkilere yeni başlayanlarda
görülür. Bazı kişilerde de , devamlı alışılmış eşle değil de ek olarak
başka bir ilişkiye başlayınca oluşabilmektedir.
Daha çok eğitim düzeyi yüksek kişilerde rastlanmaktadır. Erkeklerin % 30
unda olduğu düşünülmektedir. Daha önceki cinsel girişimleri hayat
kadınları ile alelacele bir şekilde olan kişilerde, fark edilmeleri
halinde rezaletler çıkacağı olası yerlerde bu girişimlerde bulunanlarda
çok kısa sürede orgazm sağlama alışkanlığı nedeniyle oluşmaktadır.
Erken boşalma nedenleri
İlişkide bulunan kişi ile ilgili sorunlar, evlilik sorunları bu duruma
yol açabileceğinden, hem bozuk giden evlilikler bu soruna yol açmakta,
hem bu sorun evliliklerde zorluklara yol açmaktadır.
Başlangıçta olmayan, ancak devam eden ilişkilerde ortaya çıkan erken
boşalmaya cinsel ilişki yoğunluğunun azalması , sertleşme bozukluğu
olacağı endişesi sebep olabilmektedir.
Bazı kişilerde bilinçaltında yatan cinsel ilişki ile ilgili düşünceler
bu duruma sebep olmaktadır. Sertleşme bozuklukları konusunda belirtilmiş
olan ailesel yapı ve bu durumun gelişmesindeki etkenler bu konuda da söz
konusudur.
Tedavi
Eş birlikteliğinde ya da essiz olarak yapılan boşalma suresini uzatıcı
cinsel tedaviler başarılı olmaktadır.
|
|
