SEZERYAN DOĞUM NEDİR ?
Reklamlar
Reklamlar
Sezaryan ile doğum bebeğin ve
sonunun , Anne'nin karnından uterusu kesi ile açarak çıkartılmasıdır.
Sezeryan gerektiren durumlar:
Sezaryan ile doğum kararı gebelik muayeneleri sırasında verilebileceği
gibi, doğumu indüksiyon (suni sancı) ile başlatma girişimi başarısız
olduğunda, veya doğum başladıktan sonra da verilebilir. Bebeğin vücudu
çıkana kadar herhangi bir dönemde normal doğumdan vazgeçilerek bebeğin
sezaryan ile doğması kararı verilebilir!
1-Sezaryan kararı en sık doğum başladıktan sonra doğumun ilerlememesi
ve fetal distres geliştiği durumlarda verilmektedir.
2-Placenta Previa
Plasentanın serviksi tümüyle veya kısmen kapatmasıdır. Kısmi kapatma
durumlarında doğum esnasında serviks açılırken çok kanama
olabileceğinden, tümüyle kapatma durumunda ise bebek hiçbir şekilde
kanala giremeyeceğinden doğum mutlaka sezaryanla gerçekleştirilir.
Tanı 36. gebelik haftasından sonra yapılan ultrason incelemesiyle konur.
Bazı gebelerde gebeliğin erken dönemlerinde yapılan ultrasonlarda
plasentanın servikse yakın yerleştiği, bazen de serviksi tümüyle
kapattığı gözlenebilir. Bu dönemlerde sezaryan kararının hemen verilmesi
doğru değildir, zira gebeliğin sonlarına doğru (36. gebelik haftasına
kadar) plasenta uterusun büyümesiyle yukarı çıkarak normal yerleşimine
ulaşabilir.

3-Bebeğin "ters" veya "yan" durması
Fetuslar gebeliğin erken dönemlerinde sıklıkla yan veya makat
pozisyonunda (baş yukarıda) dururlar ve pozisyonlarını sık sık
değiştirirler. Belli bir gebelik haftasından sonra, özellikle de 36.
gebelik haftasından sonra bebek yeri daraldığından pozisyonunu
değiştirmesi zorlaşır. 36. gebelik haftasından sonra bebeğin uterus
içinde enlemesine durması sezaryan için mutlak bir neden teşkil eder.
Makat (baş yukarı) ile gelen fetusların dikkatli bir inceleme sonrasında
vajinal doğumuna izin verilebilir. Fakat önde gelen kısım (yani doğum
kanalına ilk giren kısım) ayak ise doğum mutlaka sezaryan ile
gerçekleştirilir. İlk doğumunu yapacak anne adaylarında makat (baş
yukarı) gelişi ile doğum mümkün olmakla beraber bebeğin doğumu esnasında
oluşabilecek muhtemel riskler yüzünden sezaryan ile doğum sıklıkla
uygulanmaktadır.
4-İri bebek
Doğumu yakın olan bir bebeğin ultrason ve klinik incelemelerle 4500
gr'dan daha ağır olduğunun saptanması durumunda sezaryan ile doğum
tercih edilir. Ortalama bir boyda ve kiloda olan bir anne adayında iri
bebekte doğum birinci veya ikinci evresinde anne adayı veya bebekte
istenmeyen bazı durumlar oluşabilir. Bunlar arasında en sık görülenler
doğumun ilerlememesi ve ikinci evrenin sonunda omuz takılmasıdır. Bu
risklerin gerçekleşmesini önlemek için sezaryanla doğum tercih
edilebilir.
5-Pelvis Darlığı (çatı darlığı)
Bu duruma genellikle anne adayının çocukluk çağında geçirdiği ve kemik
pelvis yapısını bozan hastalıklarda rastlanır. Tereddütlü durumlarda
antenatal dönemde yapılan dikkatli bir pelvik muayene ile tanı koyulur.
Pelvis yapısı uterus (rahim) içindeki bebeği doğurmaya uygun değilse
sezaryan ile doğum kararı verilir.
6-Herpes Simpleks Enfeksiyonu
Herpes simpleks virüsü (HSV) enfeksiyonunun bulaştırıcılığının devam
ettiği dönemde anneden bebeğe doğum esnasında virüs bulaşma riski
vardır. HSV bebekte ciddi santral sinir sistemi enfeksiyonuna sebep
olabileceğinden doğum sezaryan ile gerçekleştirilir. Fakat bazen
sezaryan bile bulaşmayı engelleyemeyebilir.
7-Daha önce sezaryanla doğum yapmış olanlar
8-Doğum kanalını tıkayan myomlar veya kanalda yer alan diğer kitleler
Doğum kanalına yerleşmiş büyük miyomlar veya diğer kitleler, nadiren de
perinede yer alan HPV enfeksiyonuna bağlı büyük kondilom lezyonları
bebeğin kanaldan geçişine ve doğumuna engel teşkil edebilir.
9-Anne adayının doğumun ikinci evresinde ıkınmasının sakıncalı olduğu
durumlar
Bazı kalp ve beyin hastalıkları olan anne adaylarında kafa ve karın içi
basıncını artıran ıkınmalar sakınca teşkil eder. Bu durumda anne adayı
hastalığın uzmanı ile konsulte edildikten sonra doğum sezaryan ile
gerçekleştirilir.
10-Bebekteki bazı anomaliler
Bebekte yaşamla bağdaşan fakat doğum kanalından geçişi engelleyecek
omfalosel, hidrosefali gibi fiziksel kusurlarda sezaryan tercih edilir.
Doğan bebeğe ilgili uzman doktor tarafından kısa zamanda müdahale
yapılır.
11-Diğer durumlar
Yukarıda sayılanlar daha doğum başlamadan önce sezaryan kararı verilen
durumların tümüne yakınını kapsar. Bunun dışında bebekle veya anne
adayıyla ilgili gebeliğin seyrininde sezaryan kararı verilen nadir
durumlar da mevcuttur.
Vajinismus (vajina girişinin kasılarak penisin girişine izin vermemesi -
Bu durum vajinal muayene ile doğumun takibi imkansız kılacağından
sezaryan için bir sebep teşkil eder) bunlardan biridir. Tedaviye
dirençli vajinismus olgularında son çare olarak sezaryana başvurulur.
Vajinismus dışında anne adayında normal doğumu engelleyecek psikiyatrik
bozukluklar, anne adayının normal doğumdan çok korkması ve ikna
edilememesi sezaryan ile doğum kararı verilmesinde etkili olur.
Diğer bir grup elektif sezaryan ise, kesin ve bilimsel bir gerekçe
olmamasına karşın doktorların bebek sağlığı için daha uygun olacağı
hissini taşımalarıyla uygulanan sezaryanlardır. Uzun süren bir
"kısırlık" döneminden sonra IVF (tüp bebek) veya diğer yöntemlerle gebe
kalan, daha önceden çok sayıda düşük veya erken doğum kayıpları
sebebiyle çocuk sahibi olamayan, daha önce gebelik veya doğum esnasında
bir veya daha fazla sayıda bebeğini kaybeden anne adaylarına çoğunlukla
sezaryan ile doğum önerilmekte ve bu öneri anne adayı tarafından da
genelde olumlu karşılanmaktadır. Burada temel düşünce anestezi ve
sezaryenin anne adayına getirdiği riskin normal doğumdan çok daha fazla
olduğunun bilinmesi, fakat zorluklar sonunda elde edilen bebeğin canlı
doğmasının garanti altına alınması için bu risklerin kabullenmesidir.
Riskli olmayan bir gebelikte büyük oranda vajinal yoldan doğum anne ve
bebek için en uygun olanıdır.
Sezaryan ile doğumun elbette ki çok önemli avantajları vardır: Plasenta
previa olgularında vajinal yoldan doğum girişimini anne ve bebek için
ölümle sonuçlanması mutlaktır ve bu durumda uygulanan sezaryan hayat
kurtarıcıdır. Bu konuda kimsenin bir yorum yapması söz konusu değildir.
Üzerinde durulması gereken konu vajinal yoldan doğması mümkün olan
bebeğin sezaryan ile doğurtulmasında bebek sağlığını korumada olumlu
etkisi olup olmadığının tam bilinmemesidir.
Böyle durumlarda da sezaryan önemli avantajlar sağlayabilir: bebek her
türlü yoğun bakım şartları hazırlandıktan ve gerekli koşullar yerine
getirildikten sonra sezaryan ile planlı bir şekilde doğurtulur. Vajinal
doğumda ise doğum şartların tam uygun olmadığı beklenmedik bir zamanda
olabilir. Sezaryanda bebek olgun olduktan hemen sonra (39. haftada)
doğurtulur. Doğum başlaması beklendiğinde ise gebelik süresi 42. haftaya
kadar uzayabilir. Bu ek 3 hafta içerisinde bebek beklenmedik bir şekilde
ölebilir. Bu sayılan durumlar çok nadir rastlanan durumlardır. O yüzden
sezaryan yalnızca kesinlikle gerekli olan durumlarda (previa gibi)
uygulanmalıdır. Kesin gerekli olmayan durumlarda ise anne adayları ayrı
ayrı değerlendirilmelidir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanının doğum
şekli konusundaki hissi ve tecrübeleri doğum şekline karar verilmesi
konusunda ön plana alınmalıdır.
Sezaryan aşırı ve gereksiz yere yapıldığında normal sürecin tersine
gidildiğinden kitlesel düzeyde bakıldığında anne ve bebek hayatına
olumsuz etkide bulunması kaçınılmazdır.
12-Elektif sezaryan uygulanması
Doğumu sezaryanla gerçekleştirme kararı daha doğum başlamadan önce,
antenatal incelemelerin herhangi birinde verilebilir. Elektif (acil
olmayan) sezaryan adını alan ve randevu verilerek gerçekleştirilen bu
uygulama aşağıdaki durumlarda tercih edilir.
Sezaryan ile doğumu elektif olarak gerçekleştirmek için anne adayının
gebelik haftası kesin olarak belirlenmiş olmalıdır. Diabet gibi bebeğin
akciğerlerinin geç olgunlaştığı durumlar hariç, 39. gebelik haftasından
sonra bebek olgunlaşmış kabul edilir. Bu sebeple elektif sezaryen
sıklıkla 39. gebelik haftası içinde uygulanır. Gebelik haftasının kesin
olarak belli olmadığı durumlarda nadir de olsa akciğerleri olgunlaşmamış
prematüre bir bebek doğurtulma riski vardır.
13-Gebeliğin seyrinde bazen doğumun başlamamasına rağmen acil
sezaryen kararı verilen durumlar da vardır.
Bunlar genellikle beklenmedik durumlardır. Bebeğin kalp seslerinin
bozulmuş olması ve fetal distres ortaya çıkması, ablatio gelişmesi
(plasentanın erken ayrılması) veya nadiren suların gelmesi esnasında
kordonun sarkması durumunda doğum başlamadan acil sezaryen uygulanır.
14-Doğumun başlatılma girişimlerinin başarısız olması (başarısız
indüksiyon girişimi) durumunda sezaryen kararı verilmesi
Beklenen doğumun başlamadığı durumlarda anne adayına serviksi
olgunlaştıran ilaçlar ve suni sancı verilir. Buna indüksiyon adı
verilir. İndüksiyon doğumu başlatmada başarısız olursa sezaryanla doğum
gerçekleştirilir. İndüksiyon en sık miad geçmesinde uygulanır. Anne
hayatının veya bebek hayatının tehlikede olduğu durumlarda da (ağır
preeklampsi ve fetal distres gibi) fetus miadında olmasa bile
indüksiyonla doğum başlatılmaya çalışılır.
SEZARYEN NASIL OLUR?
Sezaryen ameliyathanede yapılan cerrahi bir müdahaledir.
Önce bebeğin alınacağı bölgenin tüyleri tıraş edilir.
Lavman yapılır.
Üzerinizdeki her şeyi çıkarıp ameliyat önlüğü giydirilir.
Sedye ile ameliyathaneye alınırsınız.
İçeride müdahalenin yapılacağı yere yatırılırsınız ve biraz sohbet
edersiniz, bu heyecanı yatıştırmak için yapılan zarif bir davranıştır.
Anestezi yapılır ve siz artık hiçbir şey duymazsınız.
Doktor karın derisini dezenfekte eder ve cerrahi müdahale ile bebeğiniz
dünyaya gelir.
Toplam süre 45-60 dk sürer.
SEZARYEN NEDEN TERCİH EDİLİYOR ?
Sezaryen ile doğumun tarihi belirlidir, ne zaman ne yapılacağı bilinir.
Günümüzde artık teknik ve anestezi çok ilerlemiştir ve cerrahi
müdahaleden korkulacak bir durum yoktur.
Estetik bir sakınca söz konusu değildir çünkü kesme işlemi pubis
tüylerinin altında , aşağıda ve enlemesine yapılır.
Normal doğum sancısının anne adaylarını korkutması. Sezaryen ile doğum
sancısı çekilmez.
Normal doğum sırasında apış arasında olabilen yırtılma veya hekimin
gerekli gördüğü için yaptığı yarma işlemi sezaryende olmaz.
SEZARYENDEN SONRA ?
Müdahaleden birkaç saat sonra kendinize gelirsiniz.
Ve hemen görmeniz için bebek yanınıza getirilir. Daha sonra dokuz ay
boyunca merak ettiğimiz minik bebeğinizi ilk kez emzirirsiniz. SEZARYEN
EMZİRMEYİ ENGELLEMEZ.
Ağrılarınız varsa PCA aleti ile vücudunuza belli bir dozu aşmayacak
şekilde, ağrı duyduğunuz vakit ağrı kesici verebilirsiniz. Bu yöntemle
ameliyat sonrası çekilen ağrılar tamamıyla ortadan kaldırılabilir.
İlk gün bir şeyler yemek ve içmek yasaktır.
İlk günün akşamında hemşire sizi küçük bir yürüyüşe çıkarır. Odanın
içinde yapılan bir yürüyüştür bu . Şunu unutmayın ki ne kadar çok
hareket ederseniz o kadar çabuk iyileşirsiniz. Tabii bu ilk yürüyüş ve
sonrakiler acı verecektir ama bu söylendiği kadar dayanılmaz değildir.
İkinci gün sadece sıvı yiyecekler alabilirsiniz.
Üçüncü gün istediğiniz her şeyi yiyebilirsiniz ve artık eve dönme zamanı
gelmiştir...
Normal doğuma oranla iyileşme süresi biraz daha uzundur fakat 3-4 hafta
sonra tamamen iyileşmiş olacaksınız.
Reklamlar












